Siyaset

Süleymancılar lideri Kuriş'e üçüncü operasyon: 54 gözaltı

25.08.2026 10:16 BBC Türkçe - Siyaset
Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'e yönelik soruşturma kapsamında bu sabah düzenlenen yeni operasyonda 54 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11 şirket ve üç derneğe kayyum atandı.

Alihan Kuriş suç örgütü yöneticiliğinden mali suçlara kadar çeşitli suçlamalarla karşı karşıya.

Kuriş'e yönelik ilk operasyon 13 Ağustos'ta yapılmıştı.

Bu operasyonda tek bir adreste kaynağı belirsiz 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın ele geçirildiği açıklanmıştı.

Birinci dalgada gözaltına alınan 38 kişiden 32'si tutuklanmıştı.

'nin gördüğü ifade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Soruşturmanın odağında, cemaatle bağlantılı olduğu öne sürülen kişi ve şirketler arasında kurulduğu iddia edilen bir ekonomik ağ bulunuyor.

Kuriş'e yönelik ikinci dalga operasyon ise 21 Ağustos'ta gerçekleştirildi.

İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla'da 12 kişi gözaltına alındı. Bir kişinin daha yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Gözaltına alınan kişiler arasında bir muhasebe uygulamasının sahipleri dahil farklı şirketlerin yetkilileri olduğu belirtildi.

Bu kişilerin şirketleri üzerinden şüpheli mali, ticari ve organizasyonel işlemlerinin olup olmadığının araştırıldığı kaydedildi.

Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'e yönelik soruşturmada aranan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın yurtdışına kaçmaya çalışırken Marmaris Bozburun'da yakalandığı açıklandı.

İkilinin İstanbul'dan Bozburun'a eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsisli ve çakarlı bir araçla götürüldüğü duyuruldu.

'nin sorularını yanıtlayan İdris Naim Şahin, söz konusu aracın kendi bilgisi dışında kullandırıldığını ve suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Şahin Ankara'da ikamet ettiğini ve aracı İstanbul'a gittiğinde kullanmak için kiraladığını, kullanmadığı zamanlarda da otoparkta tutulması üzerine anlaştığını fakat aracı kiralayan şirketin sahibinin bu araçla Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ı taşıdığını basından öğrendiğini belirtti.

Bundan birkaç gün sonra Adalet Bakanlığı kaynakları, eski İçişleri Şahin'e ait iki diğer aracın da şüpheli faaliyetlerde kullanıldığı bilgisini paylaştı.

Bakanlık kaynakları bu araçların incelemesi sonucunda, "tahsis amacı dışında" ve "şüpheli faaliyetlerde" kullanıldığını kaydetti.

Bu soruşturma kapsamında Ö.M. adlı bir kişi gözaltına alınırken Ö.S. adlı bir kişinin de arandığı açıklandı.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, operasyonun, "öncekiler gibi, hukuk ilkelerinin eşit uygulanmasından ziyade 'seçici bir yargı pratiği' görüntüsü verdiğini" söyledi.

"Elbette usulsüzlük varsa soruşturulmalıdır ve hukuka aykırı her faaliyetin üzerine gidilmelidir" diyen Çalışkan "MASAK denetiminin bir iktidar sopası olmaktan çıkarılması ve bütün kişi, kurum ve yapılar için aynı ölçüde işletilmesi" gerektiğini savundu.

Kamuoyunda Cüppeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü X hesabından yaptığı açıklamada, "AK Parti hükümeti asla Müslümanlara ve tasavvuf ehline zulüm yaparak baskın yapan bir yönetim şeklini benimsememiştir" diyerek operasyonu savundu.

Cemaatin AKP'ye oy vermediği için operasyon yapıldığı iddialarına karşı çıkan Ünlü, Süleymancılar cemaatinde yaşandığı öne sürülen "bozulmanın", kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın yetiştirdiği ve tarikatın usulünü bilen deneyimli hocaların yönetimden uzaklaştırılmasıyla başladığını iddia etti.

Buna göre zamanla liyakat ve ilmi yeterlilik yerine soy bağı ön plana çıkarıldı. Cemaat yönetiminin bugün çeşitli usulsüzlük ve gayrimeşru faaliyetlerle anılır hale geldiğini ileri sürdü.

Benzer bir sürecin İsmailağa Cemaati'nde de yaşanabileceği görüşünü dile getirdi.

Furkan Hareketi'nin kurucusu Alparslan Kuytul sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, operasyonun Süleymancılar olarak bilinen oluşumun muhalefeti desteklediği için gerçekleştirildiğini öne sürdü.

"Suç varsa da yoksa da onu ben bilemem" diyen Kuytul, "Suç olmasa da bu yapılacaktı" görüşünü savundu.

Kuytul bu açıklamasından birkaç gün sonra gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.