25 Ağustos 2026 Salı ☀️ Kadıköy 27°C
Site Menüsü

MEB genelgesi: 'Terörsüz Türkiye' süreci okullarda nasıl anlatılacak?

3 saat önce 6
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), "Terörsüz Türkiye" süreciyle bağlantılı olarak okullarda millî birlik, toplumsal bütünleşme ve "kardeşlik hukuku" temalı etkinlikler düzenlenmesini istedi.

MEB Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan genelge, 14 Eylül'de başlayacak eğitim öğretim yılında resmi ve özel okullarda uygulanacak esasları belirliyor.

2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde 81 ile gönderilen genelgede okul güvenliğinden, derslerde kullanılacak eğitim materyallerine kadar pek çok konu ele alındı.

Genelgede doğrudan "çözüm süreci" ya da "Terörsüz Türkiye" ifadeleri yer almıyor.

Buna karşın genelgenin ilk maddesinde, TBMM'de kabul edilen çerçeve yasaya atıf var.

Genelgede, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan yaklaşımın bakanlığın "en temel önceliklerinden" ve eğitim öğretim süreçlerinin "ana hedeflerinden" biri olduğunu belirtiyor.

Kanun, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütsel varlığını sona erdirmesinin ardından uygulanacak hukuki mekanizmaları düzenlemek hedefiyle 10 Ağustos'ta TBMM'ye sunuldu ve 467 oyla kabul edildi.

TBMM de kanunu açık biçimde "Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan" düzenleme olarak tanımlıyor.

Genelgeye göre öğrencilerin, "anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde", milli birlik ve beraberlik ile "kardeşlik hukukuna" sahip çıkacak şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor.

Bu kapsamda eğitim öğretim yılının ilk haftasında ve yıl boyunca bakanlığın hazırlayacağı uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler yapılacak.

Ancak genelgede bu etkinliklerin hangi derslerde yapılacağı, hangi yaş gruplarını kapsayacağı veya öğrencilere hangi içeriklerin aktarılacağı belirtilmiyor.

MEB'in açıklamasında da çalışmaların "milli birlik ve beraberlik bilincinin güçlendirilmesi" amacıyla yürütüleceği ifade ediliyor.

MEB, etkinliklerin bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda gerçekleştirileceğini belirtiyor.

Genelgede referans verilen kanun, yaklaşık bir yıldır yürütülen ve iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürecin hukuki düzenlemesi niteliğinde.

Kanunun amacı, PKK/KCK ve bağlantılı yapıların faaliyetlerine son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesinin ardından soruşturmalar, yargılamalar ve cezaların infazına ilişkin uygulanacak esasları belirlemek şeklinde ifade ediliyor.

MEB genelgesindeki madde ile süreç yalnızca güvenlik ve hukuk politikalarıyla sınırlı kalmayıp, eğitim politikalarına da yansıyor.

Genelgede eğitim camiasının bu "devlet iradesine" uygun hareket etmesinin "müşterek sorumluluk" olduğu vurgulanıyor.

Genelgenin önemli bir bölümü okul güvenliğine ayrılıyor.

Okullara giriş ve çıkışların kontrollü yapılması, okul çevresindeki risklerin eğitim yılı başında yeniden değerlendirilmesi ve güvenlik önlemlerinin düzenli olarak denetlenmesi öngörülüyor.

Velilerin öğretmenlerle görüşmeleri ülke genelinde yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.

Genelgeye göre velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi ya da vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.

Genelge, bu kuralın tüm eğitim kurumlarında "istinasız" uygulanması gerektiğini belirtiyor.

Öğretmen ve okul yöneticilerinin kıyafetlerinde de yeni eğitim yılında belirlenen kurallara uyulması isteniyor.

Genelgede eğitim çalışanlarının "mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere" uygun giyinmesi ve önlük giymesi gerektiği belirtiliyor.

Uygulamanın milli eğitim müdürlükleri tarafından takip edileceği kaydediliyor.

Genelgede, bakanlığın belirlediği ortak sınavlar ve hazırladığı ölçme-değerlendirme araçları dışında, öğrencileri birbirleriyle yarıştıran veya sıralayan sınavların okullarda yapılmasına izin verilmeyeceği kaydedildi.

Bu kapsamda il, ilçe, okul veya sınıf genelinde düzenlenen deneme sınavları, hazır bulunuşluk ve tarama sınavları da yasak kapsamına alınacak.

Özel yayınevleri veya başka kurumların hazırladığı sınavlar öğrencilere satın aldırılamayacak.

Bakanlık gerekçe olarak bu tür uygulamaların öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilmesini ve velilere ek mali yük getirmesini gösteriyor.

Genelgede ayrıca okullarda bakanlığın ücretsiz dağıttığı kaynakların dışında materyal kullandırılmaması, velilerin belirli marka veya yüksek maliyetli ithal kırtasiye ürünlerine yönlendirilmemesi ve okullarda reklam ya da tanıtım organizasyonlarına izin verilmemesi isteniyor.

Genelgede öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamasına yönelik uygulamanın 2026-2027 eğitim öğretim yılında da devam edeceği belirtiliyor.

Ayrıca ödev ve bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar dışındaki uygulamaların kullanılmasından kaçınılması isteniyor.

Öğrencilerin dijital mahremiyet, siber güvenlik, dijital etik ve dijital esenlik konularındaki farkındalıklarının artırılması amacıyla hazırlanan eğitim içeriklerinin derslerde kullanılması da öngörülüyor.