11 Eylül 2026 Cuma ⛅ Kadıköy 25°C
Site Menüsü

Suudi Arabistan'a saldırılar Mekke ittifakı için 'sınama' mı?

5 saat önce 2
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Yemen'deki İran destekli Husiler 8 Eylül'de Suudi Arabistan'ın enerji tesisleri ve sivil altyapısına saldırdı.

Riyad, onlarca insansız hava aracı ve füzeyle yapılan saldırılarda 73 kişinin yaralandığını açıkladı.

Suudi Arabistan'ın Mekke Savunma İttifakı ortakları Türkiye ve Pakistan saldırıları kınadı.

Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, 9 Eylül'de yaptığı açıklamada "Provoke edilmeyen saldırıların ve Yemen'deki mevcut çatışmanın etkilerinin Suudi Arabistan'a ulaşması" durumunda ittifakın "devreye gireceğini" söyledi.

Mekke Savunma İttifakı'nın kurucu anlaşmasına göre bir müttefiğe yapılan saldırı tüm müttefiklere yapılmış sayılıyor.

Khawaja Asif, aynı gün basın mensuplarına yaptığı açıklamada Husiler tarafından Suudi Arabistan'a düzenlenecek bir saldırının Pakistan'a da yapılmış sayılacağını söyledi.

Asif, Geo News yayınında Mekke Savunma İttifakı için "Bu üç ülkenin bir araya gelip kendi çıkarları için başkasına saldırdığı bir anlaşma değil. Herhangi bir üye devlete saldırı olursa üç üye devlet de gerekli şekilde karşılık verecek" diye konuştu.

Pakistanlı bakan ayrıca "Bu ikili değil üçlü bir anlaşma, dolayısıyla devreye girerse Türkiye de dahil olacak" dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise saldırılar, "en güçlü şekilde" kınanarak "Husilere saldırgan eylemlerine bir an önce son vermeleri çağrısında bulunuyoruz" denildi.

Bunun yanı sıra "Suudi Arabistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğimizi yineliyoruz" ifadelerine yer verildi.

Ancak Mekke İttifakı'na atıfta bulunulmadı.

İngiltere'deki Birmingham Üniversitesi'nden Ortadoğu uzmanı Umer Karim, Husilerin Suudi Arabistan'a ciddi bir askeri tehdit teşkil ettiğini ve bu tehdidin hem Mekke Savunma İttifakı'nı hem de Suudi Arabistan ve Pakistan'ın arasındaki ikili savunma anlaşmasını tetikleyebileceğini söylüyor.

BBC Urduca'ya konuşan Karim, Pakistan silahlı kuvvetlerinin halihazırda Suudi Arabistan'da bulunduğunu ve İslamabad'ın Riyad'ın başını çektiği deniz savunma ittifakının da tarafı olduğunu hatırlatıyor.

Bahsi geçen ittifak, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünü korumak amacıyla geçen temmuz ayında ilan edilmişti.

Pakistan ve Suudi Arabistan, Eylül 2025'te Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması imzaladı.

Karim, Husi yönetiminin meşru bir devlet olmamasından dolayı bu gruba askeri müdahalenin siyasi olarak daha mümkün olduğunu savunuyor.

Katar'daki Georgetown Üniversitesi'nden Profesör Mehran Kamrava ise Yemen meselesinin en başından beri Mekke İttifakı için bir "sınama" olduğunu söylüyor.

BBC Urduca servisine konuşan Kamrafa, Pakistan Savunma Bakanı'nın açıklamalarına ithafen "Pakistan'ın Suudi Arabistan tarafından Yemen'e düzenlenecek ve saldırganlık olarak görülebilecek bir saldırıya katılmayacağını gösteriyor" diyor.

Kamrafa, "Yani Suudi Arabistan'tan 2015'te olduğu gibi Yemen'e saldırır ya da askeri müdahalede bulunursa Pakistan ve Türk orduları buna dahil olmayacak" ifadelerini kullanıyor.

Yemen'de Husilerle hükümet güçleri arasındaki iç savaş 2014'ten bu yana sürüyor ve Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap ülkeleri koalisyonu Mart 2015'ten bu yana savaşta Yemen hükümetine destek veriyor.

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, Mekke Savunma İttifakı antlaşmasının henüz TBMM'den geçmediğini hatırlatıyor.

'ye konuşan Ülgen, anlaşma meclisten geçene kadar Türkiye'nin yükümlülüğü olmadığını söylüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Daha TBMM onayına sunulmamış bir anlaşma temelinde Türkiye'nin bir yabancı devlet ile beraber çatışmaya girmesi zaten anayasal olarak da doğru değil."

EDAM direktörü, Türk dışişlerinden yapılan yazılı açıklamada Mekke İttifakı'na atıfta bulunulmamasını da bu çerçevede yorumluyor.

Ülgen, Husilerin Suudi Arabistan'a saldırısının ittifak için bir "sınama" olduğu yorumları hakkında ise şunu söylüyor:

"Pakistan ile Suudi Arabistan arasında zaten ikili bir askeri anlaşma var, sınanacaksa o sınanacak.

"Şu anda Türkiye bakımından sınanacak bir şey yok. [Mekke ittifakı açısından] Daha çok erken bir aşamadayız."

Husiler, Yemen'deki Şii Zeydiler azınlığının oluşturduğu silahlı bir grup ve 2014 yılından bu yana Yemen'de hükümetle iç savaş halinde.

Grup, 1990'lı yıllarda dönemin Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in yolsuzluğa bulaştığını söyledikleri rejimine karşı mücadele için kurulmuştu.

İsimlerini hareketin kurucusu Hüseyin El Husi'den alıyorlar. Aynı zamanda kendilerine Ensar Allah adını da veriyorlar.

Hamas ve Hizbullah ile birlikte İsrail, ABD ve genel olarak Batı'ya karşı İran öncülüğündeki "direniş ekseni"nin bir parçası olduklarını söylüyorlar.

Grup, Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırıları ve İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarından sonra defalarca Kızıldeniz'den geçen gemileri hedef aldı.

Kızıldeniz'de Husi saldırılarına karşı gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak için farklı uluslararası koalisyonlar oluşturuldu.

Yemen iç savaşında 2022'deki ateşkesle birlikte yaşanan durulma, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşın ardından karşılıklı saldırılarla test ediliyor.

Husiler, başkent Sana da dahil, çoğunluğu ülkenin batısında olmak üzere Yemen topraklarının yaklaşık üçte birini kontrol ediyor.