Ekonomi

Japonya'da faiz oranları son 31 yılın en yüksek seviyesinde

18.09.2026 14:11

Kaynak, Soichiro Koriyama/Bloomberg via Getty Images

Japonya Merkez Bankası, artan ekonomik baskı ve fiyat artışlarına karşı, faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı.

Cuma günü piyasalar tarafından büyük ölçüde beklenen bir adımla Japonya Merkez Bankası (BOJ) faiz oranını %1'den %1,25'e yükseltti. Bu seviye en son 1995 yılında görülmüştü.

Bu gelişme, İran savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu artırması sonucunda dünyanın önde gelen merkez bankalarının faiz artırdığı bir dönemde yaşandı.

ABD Merkez Bankası (Fed) 16 Eylül'de, üç yıldan uzun bir sürenin ardından ilk kez politika faizini artırırken, Avrupa Merkez Bankası da bu ayın başlarında borçlanma maliyetlerini yükseltti.

BOJ, 2024 yılından bu yana faiz oranlarını artırıyor. O dönemde faiz oranı eksi %0,1 seviyesindeydi. Son iki buçuk yılda faizler toplam altı kez yükseltildi.

O tarihten bu yana, oranları diğer büyük ekonomilerdeki seviyelere yaklaştırmaya çalışırken faizleri kademeli olarak artırıyor.

Para politikasının sıkılaştırılması olarak bilinen faiz artışları, ülkenin para birimini güçlendirebiliyor, çünkü bu durum yen'i yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor.

Yatırım şirketi eToro'dan piyasa analisti Lale Akoner, "Dünyanın son ultra ucuz para kaynaklarından biri ortadan kalkıyor" dedi.

Kaynak, Toshifumi KITAMURA / AFP via Getty Images

Japonya, para birimi yenin sürekli zayıf seyretmesi, yükselen fiyatlar ve küçülen iş gücü gibi çeşitli ekonomik zorluklarla karşı karşıya.

BOJ açıklamasından önce cuma günü yayımlanan resmi veriler, enflasyonun geçen ay hafif şekilde gerilediğini gösterdi.

Çekirdek enflasyon ağustosta bir önceki ayki %1,8 seviyesinden %1,7'ye düştü, ancak bankanın %2'lik hedef seviyesine yakın kalmayı sürdürdü.

Japonya'nın enflasyon oranı uluslararası standartlara göre yüksek olmasa da yükselen fiyatlar ekonomi açısından nispeten yeni bir gelişme.

Ülke yakın zamana kadar yaklaşık otuz yıl boyunca çok düşük enflasyona veya deflasyona, yani düşen fiyatlara maruz kalmıştı.

İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kritik deniz taşımacılığı rotasındaki sevkiyatlarda büyük aksaklıklar yaşanması sonucu küresel petrol ve doğal gaz fiyatları bu yıl yükseldi.

Japonya, Ortadoğu'dan gelen enerjiye büyük ölçüde bağımlı olduğu için bu tür tedarik kesintilerine karşı özellikle savunmasız durumda.

Yen de son aylarda baskı altında kaldı.

Ağustos ayında Tokyo ve Washington, yenin son 40 yılın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından düşüşünü durdurmak amacıyla ortak müdahalede bulundu.

Bu koordineli müdahale, her iki ülkenin doğu Japonya'yı vuran yıkıcı deprem ve tsunaminin ardından yeni zayıflatmak için birlikte harekete geçtiği 2011 yılından bu yana ilk kez gerçekleştirildi.

Japonya Maliye Bakanlığı ile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, o dönemde gelecekte daha fazla ortak müdahale yapmaktan çekinmeyeceklerini de belirtmişti.

Bessent ayrıca, yeni desteklemeye yardımcı olmak amacıyla BOJ üzerindeki faiz artırma baskısını artırıyor ve BOJ Başkanı Kazuo Ueda'ya "doğru olanı yapması" çağrısında bulunuyor.

Akoner, "Daha yüksek faiz oranlarına rağmen yen zayıf kalırsa bunun sonucunda oluşacak enflasyon baskısı BOJ'u piyasaların veya Japon hükümetinin istediğinden daha hızlı sıkılaştırmaya zorlayabilir" dedi.