Kaynak, Spencer Platt/Getty Images
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında birçok farklı başlıkta dünya kamuoyuna seslendi.
Bu konuşması öncesinde BM Genel Konseyi'ndeki beş daimi temsilcinin veto hakkının kaldırılması çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurula hitabı sırasında da reform çağrısını tekrarladı.
Erdoğan, "(BM) 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir" dedi.
"Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir" diyen Erdoğan, BM'nin "görevini icra edemez hale getirildiğini" söyledi.
Erdoğan, BM Genel Kurul'una dördüncü sırada çıktı.
Ortadoğu coğrafyası ve devam eden çatışmalar başlıklarında mesajlar verdi.
Gazze için "çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz (toplama) kampıdır" dedi.
Erdoğan Suriye için "huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Avrupa güvenliği başlığında, "Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur" dedi.
Mekke Anlaşması'na da değinen Erdoğan, "Pakistan ve Suudi Arabistan'la kurduğumuz Savunma İttifakı ile aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz" dedi.
Genel Kurul görüşmelerinin 81'incisi, 22 Eylül'de "Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç veren bir BM" temasıyla başladı.
21 Eylül Pazartesi günü New York'a giden Erdoğan zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşüyor.
Pazartesi günü Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi ve Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid ile görüşen Erdoğan daha sonra 100 Yıllık Dostluk Türkiye-ABD etkinliğine katıldı.
Erdoğan'ın programında İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile de görüşmeler var.
Çarşamba günü programında ise Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Irak Başbakanı Ali Zeydi ile ikili görüşmeler yer alıyor.
23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde de konuşması bekleniyor.
ABD, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'a BM Genel Kurulu'na katılabilmesi için giriş vizesi vermedi.
Abbas'ın video bağlantısıyla Genel Kurul'a hitap etmesi bekleniyor.
Kaynak, cumhurbaşkanlığı/Murat Cetinmuhurdar/Anadolu/Getty Images
Erdoğan konuşması öncesinde BM Genel Konseyi'nde veto hakkının kaldırılması çağrısında bulundu.
Amerikan Bloomberg yayınında yayımlanan yazısında Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde yaşanan krizlerin, çözüm için "birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini" söyledi.
Buna ek olarak Cumhurbaşkanı, uluslararası karar alma mekanizmasının daha demokratik hale getirilmesini önerdi.
Çözümün Güvenlik Konseyi'ne yeni daimi üyeler eklemek yerine, hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini tek başına engelleyemeyeceği bir düzen kurma önerisinde bulundu.
Veto yetkisi yalnızca BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesine ait: Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD.
Bir daimi üyenin olumsuz oy vermesi, Konsey'deki esas nitelikteki bir karar tasarısını tek başına engelleyebiliyor.
BM Genel Kurul'da tüm üye devletlerin bir oyu var ve hiçbir ülkenin veto yetkisi yok.
Ancak Genel Kurul kararları çoğu durumda tavsiye niteliğinde, Güvenlik Konseyi kararları gibi bağlayıcı değil.
Bu nedenle BM Genel Kurulu'nun veto hakkı yok. Veto yetkisi yalnızca BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesine ait. Bunlar Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD.
Bir daimi üyenin olumsuz oy vermesi, Konsey'deki esas nitelikteki bir karar tasarısını tek başına engelleyebiliryor.
Diğer yandan Birleşik Krallık, Fransa ve Meksika'nın öncülük ettiği, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin "kitlesel zulüm" durumlarında veto haklarını kullanmaktan gönüllü olarak vazgeçmesini öngören girişime katıldı.
Bu adımla Londra, Paris'in ardından söz konusu girişimi destekleyen ikinci daimi Güvenlik Konseyi üyesi oldu. Girişim halihazırda 128 ülkenin desteğini almış durumda.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "veto hakkının sorumlu şekilde kullanılmasına yönelik taahhüdünü" sürdürdüğünü söyledi.