Siyaset

AKPM'den Türkiye'ye LGBTİ çağrısı: 'Baskıya son verilmeli'

01.10.2026 20:53

Gündemi 'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde (AKPM), "Türkiye'de LGBTİ bireylerine ve savunucularına yönelik baskı ve hedefli saldırılar" başlıklı bir oturum düzenlendi.

Oturum sonunda 11'e karşı 38 oyla kabul edilen kararda, "LGBTİ bireylere ve savunucularına yönelik baskı, sindirme, taciz ve şiddete derhal son verilmesi ve LGBTİ karşıtı mevzuatı kabul etmekten kaçınılması" çağrısı çıktı.

Oylamaya sadece 50 parlamenter katılırken bir parlamenter çekimser kalmayı tercih etti.

AKPM'nin, Strasbourg'da yapılan sonbahar oturumlarının olağan gündem maddeleri arasında olmamasına rağmen acil prosedür kapsamında ele alınan konuyla ilişkili kararda Türkiye'ye sert eleştiriler yöneltildi.

İngiliz parlamenter Sam Rushworth tarafından kaleme alınan belgede, AKPM'nin LGBTİ+ bireylere ve onları savunanlara karşı ciddi ve süregelen baskı dalgası karşısında derin endişe duyduğu ve bu kişilerle dayanışma içinde olduğu belirtildi.

AKPM'nin, "Ailem Güvende adlı operasyon kapsamında, LGBTİ+ bireylere ve onların hak savunucularına saldırmak amacıyla ailenin korunmasına dair bir söylemin kullanılmasından" endişe duyduğu da metne yansıtıldı.

AKPM, son gelişmelerin, giderek daha örgütlü ve kurumsallaşmış bir kampanyaya doğru bir kaymaya işaret ettiği görüşünde.

Kararda, "Bu durum, geleneksel aile değerlerinin korunmasına yapılan atıfların, haklara yönelik orantısız kısıtlamaları veya her türlü şiddeti meşrulaştıramayacağını bir kez daha teyit etmektedir. LGBTİ bireylere ve insan hakları savunucularına yönelik baskı, ailenin korunması anlayışının tam tersidir" ifadeleri kullanıldı.

"LGBTİ bireylerin haklarına yönelik saldırılar, sıklıkla diğer gruplara yönelik saldırıların habercisidir ve demokrasinin zayıfladığının bir işaretidir" vurgusu da metnin öne çıkan unsurları arasında yer aldı.

Türkiye'nin, Avrupa Konseyi üyesi bir devlet olarak, demokratik değerleri, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve temel özgürlükleri koruma ve geliştirme taahhüdünde bulunduğunun hatırlatıldığı kararda, LGBTİ bireylerin haklarına yönelik saldırıların, üstlenilen taahhütlerle çeliştiği kaydedildi.

Kararda Türkiye'den bazı taleplerde de bulunuldu.

Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerine uyması, alıkonulanların derhal serbest bırakılması, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasına dayalı suçlamaların düşürülmesi bu talepler arasında yer aldı.

LGBTİ+ bireylere ve savunucularına yönelik baskı, sindirme, taciz ve şiddete derhal son verilmesi, LGBTİ+ karşıtı mevzuat kabul etmekten kaçınılması, web sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen engellerin kaldırılması, Onur Yürüyüşleri ve diğer LGBTİ+ etkinliklerine yönelik yasakların kaldırılması metne yansıtılan diğer istekler oldu.

Katılımın oldukça düşük olduğu oturumda söz alan AKP Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan operasyonların siyasi değil hukuki nitelikli olduğunu savunurken CHP Bartın milletvekili Aysu Bankoğlu iktidarın beğenmediği sesleri susturma çabası içinde olduğunu belirtti.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk Özen, Ailem Güvende operasyonları için "cadı avı" nitelemesi yaparken Yeni Parti İzmir milletvekili Gökçe Gökçen, "Operasyonlarda alınanların aileleri, 'Benim ailem de bir aile değil mi?' sorusunu soruyorlar" dedi.

AKP Konya Milletvekili Meryem Göka ise AKPM'deki ve ilgili karardaki suçlamaları reddederek, "Türkiye konusundaki eski anlatıların geri dönmesini" eleştirdi.

Karar tasarısına toplamda beş değişiklik önergesi verildi.

Değişiklik önergelerinin tamamı Türk delegasyonunda yer alan AKP ve MHP'li bazı parlamenterler tarafından verildi.

Değişiklilk önergelerinde Türkiye'de LGBTİ+ bireylere karşı organize ve kurumsallaşmış bir kampanya yürütüldüğünü ima etmenin hem haksız hem de temelsiz olduğu tezi öne çıkarıldı.

Değişiklik önergelerinde taslağa konu olan operasyonların siyasi değil hukuki nitelikli olduğu vurgusuna yer verildi.

Hukuki işlemlerin tüm LGBTİ bireyleri değil, suç faaliyetlerine karıştığı iddia edilen kişi ve kuruluşları hedef aldığı da vurgulanan unsurlar arasında yer aldı.

Değişiklik önergelerinin hepsi ilgili komitede yapılan değerlendirme sırasında üçte iki oyla reddedildi.

Durum böyle olunca kurallar gereği AKPM Genel Kurulu'nda değişiklik önergeleri için oylama yapılmadı.

Önergelerin tamamı otomatik olarak reddedilmiş sayıldı.

Son gelişmeler Avrupa Birliği (AB) tarafından da yakından izleniyor.

Brüksel'de, müzakere sürecinde olan bir aday ülke olarak Türkiye'nin "cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimi ne olursa olsun tüm bireylerin insan haklarına ve onuruna saygıyı teşvik etmesi ve güvence altına alması gerektiği" görüşü hakim.

AB, damgalama ve ayrımcılığın Birlik değerleriyle bağdaşmadığının da altını çiziyor.

İfade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün korunması gerektiğine vurgu yapan AB, tutuklamalar ile internet sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının engellenmesi konusunda endişelerini gizlemiyor.

AKPM tarafından alınan kararların bağlayıcılığı yok.