8 Ekim 2026 Perşembe ☀️ Kadıköy 15°C
Site Menüsü

Usta oyuncu Necla Uygur hayatını kaybetti

1 saat önce 2
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden, 2013 yılında hayatını kaybeden Nejat Uygur'un eşi Necla Uygur yaşamını yitirdi.

Oyuncular Süheyl ve Behzat Uygur'un annesi olan Necla Uygur'un vefatı, Uygur ailesini yasa boğdu.

 

Uygur ailesi tarafından yapılan açıklamada, "Tiyatromuzun usta oyuncusu, canımız annemiz Necla Uygur'un tedavi gördüğü hastanede bugün aramızdan ayrıldığını derin bir üzüntüyle duyuruyoruz" ifadeleri kullanıldı.

 

CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU

 

Necla Uygur'un cenazesi, 9 Ekim Cuma günü İstanbul'daki Teşvikiye Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

NECLA UYGUR KİMDİR?

Necla Uygur, Türk tiyatrosunun köklü ailelerinden Uygur ailesinin üyelerinden biri ve uzun yıllar sahnelerde görev yapmış bir tiyatro sanatçısıydı.

 

1952 yılında Türk tiyatrosunun önemli güldürü ustalarından Nejat Uygur ile evlenen Necla Uygur, eşinin sanat yaşamı boyunca tiyatro çalışmalarında yer aldı.

 

Nejat Uygur'un 1949 yılında kurduğu tiyatro topluluğunun çalışmalarına da katkıda bulunan Necla Uygur, uzun yıllar boyunca tiyatro sahnelerinin ve Anadolu turnelerinin içinde bulundu.

 

Necla ve Nejat Uygur çiftinin Ahmet, Kemal, Behzat ve ikiz kardeşler Süheyl ile Süha olmak üzere beş oğlu dünyaya geldi.

 

Çocuklarından Süheyl ve Behzat Uygur da anne ve babalarının izinden giderek tiyatro sanatçısı oldu.

Sanatçı, 2016 yılında düzenlenen 21. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Çolpan İlhan Sanata Değer Katan Kadınlar Özel Ödülü"ne layık görüldü.

Uygur'un eşi Nejat Uygur, 18 Kasım 2013'te, 86 yaşında hayatını kaybetmiş ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilmişti.

 

Necla Uygur, eşini 2015'deki bir söyleşide şöyle anlatmıştı: ''Nejat, Nejat Uygur olmadan pabucu hep yamalı çıkardı sahneye. Behzat'ın doğumuyla biraz biraz düzeldik. Çocuklarımın hiç oyuncakları olmadı ama yaratıcılardı. Tahtaya çivi çakıp bozuk parayla maç yaparlardı. Tahtadan tabanca yapıp oynarlardı. Kağıtlardan, çoraplardan top yapıp oyun oynarlardı. Çok yokluk içinde büyüdüler. Ajitasyon yapmıyorum ama pijama yamayarak çocuklarımı okula gönderdim. 'İstanbul büyük deniz, sizi yutar' demişlerdi ama İstanbul, Nejat'ı yutamadı.''