10 Ekim 2026 Cumartesi ☀️ Kadıköy 21°C
Site Menüsü

Demet Sağıroğlu: "Kınalı Bebek 24 saatte 72 kez yayınlandı"

5 saat önce 2
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Zincirleme Reaksiyon’un son bölümünde 90’lar rüzgarı esti. Şarkıcı Demet Sağıroğlu, klip kültürünün doğuşuyla alakalı konuştu.

Her Cuma NTV ekranlarında Seda Öğretir'in sunduğu Zincirleme Reaksiyon’da 90’lar rüzgarı esti. Programın konukları 90’ların unutulmaz sesi müzisyen Demet Sağıroğlu, sosyolog Nurdoğan Arkış ve tarihçi Doç. Dr. Esra Süer oldu. Konuklar klip kültürünün doğuşunu, 90'ların aynı anda hem coşkulu hem karanlık yüzünü ve bugün müzikte yaşanan hız tutkusunu konuştu.

 

Demet Sağıroğlu, Kral TV'nin yayına başlamasıyla müzik dünyasının renklendiğini söyledi. İzleyicilerin "Arnavut Kaldırımı" ve "Kınalı Bebek" gibi klipleri kare kare izlediğini, nasıl başlayıp nasıl bittiklerini hepsinin bildiğini anlattı. 

 

O dönem "Kınalı Bebek" klibi Kral TV'de 24 saat içinde 72 kez, yani saatte üç kez yayınlandı. Klipteki kına motiflerinin hikayesini de anlatan Sağıroğlu, bu motifleri annesinin çay kaşığının arkasıyla çiçek motifleri şeklinde yaptığını söyledi. 

 

Bunun sonradan yeni bir iş kolunun kapısını araladığını belirten şarkıcı, fuarlarda aynı motiflerle tişörtler basıldığını ve kınalar yapıldığını aktardı.

 

90’larda Avrupa'da henüz MTV Europe yoktu. "Arnavut Kaldırımı" ise Fransız müzik kanalı MCM'de üç ay boyunca aralıksız yayınlandı. Klip, Akdeniz, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Avrupa'da yapılan oylamada üçüncü seçildi.

90'ların çelişkili atmosferini değerlendiren Sosyolog Nurdoğan Arkış, bir toplumun aynı anda hem çok keyifli hem de çok zorlu olabildiğini söyledi. 90'ları Güney Anadolu'da yaşamanın Ankara'dakinden daha zor olduğunu da ekledi.

 

Arkış'a göre dönemin en belirgin etkisi, özel kanalların devreye girmesiyle evlere çok farklı bir mesaj dizisinin ulaşmasıydı. Kral TV'nin izlenmeye başlaması ve TRT'ye çıkamayanların ekrana çıkması, işin coşkulu tarafını hızlandırdı.

 

"MÜZİK ÇOK ÇABUK ÜRETİLİP, TIK DİYE UNUTULUYOR”

 

Kartonetlere bakılan, müziğe ulaşmanın daha zor olduğu ve bir albüm ya da kasetin hazırlanmasının uzun zaman aldığı günleri hatırlatan Sağıroğlu, bugün dijitalleşmeyle birlikte müziğin çok çabuk üretilip tüketildiğini söyledi. 

 

Bu durumun niteliği düşürdüğünü belirtti: "Çok çabuk böyle, tık diye unutuluyor artık." Aralarında ihtimam gösteren özel isimlerin bulunduğunu da vurguladı. Albüm yapımının neredeyse rafa kalktığını, tek tek parçalar üretildiğini, hem dinleyicinin hem sanatçının bu hıza uyduğunu ifade etti.

 

Arkış ise kaset dinlerken 60 ya da 90 dakikanın tamamına kulak verildiğini, tek bir sanatçıya konsantre olunduğunu hatırlattı. Bugün çalma listelerinin bu teması değiştirdiğini söyledi. 

 

Tüketim halinin sanatçının felsefesinin oluşmasına da izin vermediğini belirten Arkış, "Bu dönemin çok kirleten şeylerinden biri bu hız tutkusu. Her şey hemen olsun istiyoruz diyerek “ 80'lerde ve 90'larda çok daha fazla kitap okunduğunu da sözlerine ekledi.