Ekonomi
İran'dan ABD'ye Hürmüz mesajı: Ekonomik savaş sürdükçe boğazda güvenlik sağlanamaz
12.10.2026 10:43
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorunlarının ABD'nin ekonomik savaş ve deniz ablukası politikaları devam ettiği sürece çözülemeyeceğini söyledi. Bekayi, Washington'ın boğazdaki sorunların aşıldığı yönündeki açıklamalarının sahadaki gelişmelerle örtüşmediğini savunarak, ABD'nin yakıt tedariki için Rusya'dan yardım istemesini sorunların devam ettiğinin göstergesi olarak nitelendirdi. İran'ın Tasnim Haber Ajansının aktardığı açıklamalara göre Bekayi, ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini kaybettiği yönündeki iddialarını reddetti. ABD'nin Rusya'dan yardım istemesine dikkat çekti Bekayi, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndaki sorunların çözüldüğünü ileri sürmesine rağmen yakıt tedariki konusunda başka ülkelere başvurmasının bu iddialarla çeliştiğini söyledi. ABD'nin Rusya'dan yardım istemesine değinen Bekayi, "Eğer sorunların çözüldüğü iddiası doğru olsaydı, Amerikan tarafının karşılaştığı güçlükleri aşmak için Rusya'ya başvurmasına gerek kalmazdı" değerlendirmesinde bulundu. Rusya ile ABD arasındaki konunun iki ülkeyi ilgilendirdiğini belirten Bekayi, her devletin ulusal çıkarları doğrultusunda karar verme hakkına sahip olduğunu ifade etti. İran'ın da farklı konulardaki kararlarında kendi ulusal önceliklerini ve çıkarlarını esas aldığını vurguladı. Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik için ABD'ye şart Bekayi, İran'ın 28 Şubat'tan bu yana Hürmüz Boğazı'nda attığı adımların ABD'ye karşı baskı aracı oluşturmayı amaçlamadığını savundu. Bu adımların ABD ve İsrail'in askeri saldırılarına ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini ileri sürdüğü uygulamalara karşı hukuki bir yanıt niteliğinde olduğunu belirtti. Bekayi, ABD'nin bölgede güvenliği tehdit eden faaliyetlerini, deniz ablukasını ve ekonomik savaşını sürdürmesi halinde Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin yeniden sağlanamayacağını söyledi. İran'ın mevcut durumdan memnun olmadığını ifade eden Bekayi, yaşanan sorunların doğrudan ABD'nin politikalarından kaynaklandığını savundu.