Kalp ve iç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, katıldığı televizyon programında sabah beslenmesine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulunarak kahvaltı sofrasının merkezine zeytini yerleştirdi.
Show TV'de yayınlanan 'Zahide Yetiş'le' programında sağlıklı bir sabah öğününün içeriğini, ideal beslenme zamanını ve kilo kontrolüyle olan doğrudan ilişkisini en ince ayrıntılarına kadar paylaştı.
Geleneksel beslenme alışkanlıklarını kökten değiştiren tavsiyeler sunan uzman isim, vücudun biyolojik ritmine uygun beslenmenin temel şartlarını tek tek sıraladı.
Karadeniz ikliminde imkansızı başardı: Samsun'da serasız 120 çeşit meyve sebze üretti
Kahvaltının zamanlamasına yönelik kalıplaşmış kuralları yıkan Prof. Dr. Canan Karatay, sabah saat 8'i beklemenin bir zorunluluk taşımadığını ifade etti.
Öğünün zamanını tamamen bireyin uyku düzeninin belirlediğini vurgulayarak şöyle konuştu:
"Kahvaltı uyandığımız zaman yemektir.
Yani uyandığın zaman yediğin şey kahvaltıdır."
Gece mesaisinde ter döken çalışanları da hatırlatan ünlü hekim, "Sabah kalkınca, uyanınca saat kaçta olursa olsun; 8 olabilir, 9 olabilir, 10 olabilir, 11 olabilir, 1 olabilir. Gece çalışanlar var" diyerek günün ilk öğünü için en doğru anın kişinin uyanıp kendine geldiği vakit olduğunu kaydetti.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sınırları içindeki Alabama Üniversitesi bünyesinde yürütülen ve kahvaltı yapmamanın kilo alımıyla doğrudan bağlantılı olmadığını savunan bilimsel araştırma da yayında gündeme geldi.
Fazla kilolu ve obez bireylerin katılımıyla yaklaşık 4 ay süren çalışmada, kahvaltıyı atlayanlar ile yapanlar arasında kilo kaybı bakımından bir ayrım tespit edilmedi.
Söz konusu araştırmaya karşı çıkan Prof. Dr. Canan Karatay, şunları söyledi:
"Sabah kahvaltısı şarttır.
Kahvaltı çok önemli bir öğündür.
Çünkü güne sağlıklı enerji alarak başlamamız lazımdır.
Onun için kilo aldırmakla alakası yok.
Vücudun hormonal ve enzimatik dengesinin düzelmesi önemli."
Kilo vermenin doğrudan bir hedef olmadığını savunan deneyimli doktor, metabolik sistem rayına oturduğunda zayıflamanın kendiliğinden doğal bir yan etki şeklinde geliştiğini aktardı.
'Kolesterolüm 350 ama damarlarım 18 yaşındaki kızlar kadar sağlıklı'
Güne başlarken tüketilecek besinlerin niteliğine büyük önem veren Prof. Dr. Canan Karatay, hazırlanan sabah tabağının son derece zengin bir içeriğe sahip olması gerektiğini savundu.
Kendi beslenme felsefesini özetleyen uzman isim, "Çok güçlü, çok sağlıklı, bol zeytinyağlı. Öyle şu kadarcık değil, bol. İmkanınız varsa pastırmalı, sarısıyla beyazıyla yumurtanızı yiyin" tavsiyesinde bulundu.
Bu bileşenlerin sağladığı tokluk hissinin insanı gün boyu enerjik tuttuğunu belirten hekim, "Akşama kadar rahatlıkla suyunuzu, kahvenizi içersiniz. Acıkmazsınız, dinç dolaşırsınız" diyerek sık sık bir şeyler atıştırma ihtiyacının bu menü sayesinde tamamen bittiğini anlattı.
Sağlıklı yağ ve protein kaynaklarının aksine kan şekerini aniden yükselten yiyeceklere sert sınırlamalar getiren Prof. Dr. Canan Karatay, insülin dalgalanmalarının vücutta kalıcı hasarlar bıraktığını dile getirdi.
Bu tip gıdaların şeker hastalığı, kardiyovasküler problemler ve Alzheimer gibi ağır sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını hatırlatarak, sunucunun dile getirdiği, "Ekmek eşittir şeker" ifadesine, "Ekmek aynen şekerdir" sözleriyle destek verdi.
Ünlü profesör, sabah menüsünde karbonhidrat ağırlıklı ekmek yerine doğal yağların, yüksek proteinin ve sarısıyla beyazı birlikte tüketilen yumurtanın merkezde konumlanmasını istedi.
Omega-3 deposu, domatesten 100 kat daha faydalı
Prof. Dr.Canan Karatay'ın sağlıklı yaşam önerilerinde sofranın tartışmasız lideri konumunda yer alan besin zeytin oldu.
Zeytin ağacını her fırsatta 'hayat ağacı' olarak tanımlayan profesör, günlük menüde 30 ila 40 adet zeytinin mutlaka yer almasını ve bunun yanında bol miktarda sızma zeytinyağı tüketilmesini önerdi.
Sadece meyvesinin değil yaprağının da şifa barındırdığına değinen uzman isim, zeytin yaprağı çayının bağışıklık sistemini virüslere ve hastalıklara karşı güçlü bir kalkan haline getirdiğini açıkladı.
Kalp ve damar sağlığını destekleyen tekli doymamış yağ asitleri açısından son derece zengin olan zeytin; yüksek E vitamini, polifenol yapıdaki güçlü antioksidanlar ve sindirimi rahatlatan lifli yapısıyla öne çıkıyor.
Bütün bu faydalara karşın uzmanlar, salamura yöntemiyle hazırlanan zeytinlerin yüksek sodyum barındırdığı gerçeğine dikkat çekiyor.
Yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları bulunan vatandaşların, günlük porsiyon miktarını kendi doktorlarının ve sağlık tablolarının belirlediği sınırlar çerçevesinde tüketmesi büyük önem taşıyor.
Gıda terörü durdurulamıyor: Yayımlanan ifşa listeleri artık kâr etmiyor