Araba

Avrupa Birliği'nden otomotivde kritik değişiklik: 2035 hedefi esniyor

22.10.2026 21:55

Avrupa Birliği, 2035'te benzinli ve dizel otomobillerin satışını sona erdirmeyi öngören düzenlemeyi esnetmeye hazırlanıyor

Otomotiv endüstrisini doğrudan ilgilendiren sıfır emisyon hedeflerinde geri adım atılıyor.

 

Başlangıçta 2035 yılı itibarıyla içten yanmalı motora sahip araçların satışını tamamen durdurmayı planlayan Avrupa Birliği, otomobil üreticilerine daha fazla esneklik sunacak yeni bir düzenleme üzerinde uzlaştı.

 

Bu gelişme, sektörde katı kuralların yerini yavaş yavaş uygulanabilir hedeflere bıraktığını gösteriyor.

 

NE DEĞİŞTİ?

 

2023 yılında kabul edilen ilk düzenlemeler, 2035 yılına gelindiğinde yeni otomobil ve hafif ticari araçların karbondioksit emisyonlarında yüzde 100 oranında bir düşüş öngörüyordu.

 

Uygulamada bu karar, egzoz borusu olan hiçbir yeni aracın satılamayacağı anlamına geliyordu. Ancak aradan geçen sürede özellikle Almanya ve İtalya gibi otomotiv devlerine ev sahipliği yapan ülkelerin itirazları sürecin seyrini değiştirdi.

 

Bu itirazlar neticesinde Avrupa Komisyonu, Aralık 2025 döneminde yüzde 100 hedefini yüzde 90 seviyesine çeken yeni bir teklif sundu. Söz konusu teklif, kalan yüzde 10 payın düşük karbonlu çelik ve yenilenebilir yakıt kullanımıyla dengelenmesini içeriyordu. Böylece şarj edilebilir hibrit ve menzil uzatıcı teknolojilere sahip araçların pazarda kalabilmesi adına ilk önemli adım atılmış oldu.

 

ÜRETİCİLERE YENİ ESNEKLİK ALANLARI SAĞLANIYOR

 

Ekim 2026 itibarıyla sağlanan son siyasi uzlaşma, bu esneme payını daha da genişletiyor. Avrupa Halk Partisi, Sosyalistler ve Demokratlar ile Renew Europe gruplarının temsilcileri, yeni otomobillerdeki emisyon azaltım hedefini 2021 seviyelerine kıyasla yüzde 87,5 olarak belirleme konusunda anlaştı. Komisyonun önceki yüzde 90 hedefinden daha düşük olan bu yeni oran, üreticilerin elini bir hayli rahatlatıyor.

 

Buna ek olarak, Avrupa Birliği sınırları içinde üretilen düşük karbonlu çelikleri kullanan markalara sağlanacak krediler, bu oranın 7,5 puanlık kısmını karşılayabilecek. Hazırlanan bu çerçeve, bir yandan otomotiv markalarının esneklik taleplerini karşılarken diğer yandan kıtanın yerel çelik sanayisini destekleme ve endüstriyel emisyonları kontrol altında tutma amacı taşıyor. Anlaşmanın Aralık 2025'teki tekliften en büyük farkı, doğrudan yasa yapıcıların üzerinde anlaştığı bir taslak olması.

 

İÇTEN YANMALI MOTORLAR İÇİN SINIRSIZ İZİN ANLAMINA GELMİYOR

 

Hazırlanan yeni tasarı, içten yanmalı motorların ömrünü uzatsa da üreticilere benzinli ve dizel araç satışı için sınırsız bir hak tanımıyor. Belirlenen emisyon hedefleri, tek bir modelin egzoz çıkışı üzerinden değil, markanın satışa sunduğu yeni araç filosunun genel ortalaması üzerinden hesaplanıyor. Dolayısıyla firmaların, içten yanmalı motora sahip araçları satabilmek için bol miktarda düşük emisyonlu araç satarak filo ortalamasını dengelemesi ve kredi kurallarına sıkı sıkıya uyması gerekecek.

 

Elektrikli araçlar, markaların bu hesaplamada hedefleri tutturabilmesi için merkezî bir rol oynamaya devam edecek. Bununla birlikte yeni oranlar; şarj edilebilir hibrit otomobillerin, menzil uzatıcıya sahip elektrikli araçların ve emisyon değerleri iyileştirilmiş geleneksel modellerin Avrupa pazarında kendilerine daha rahat yer bulabileceğini kanıtlıyor. Orijinal yüzde 100 azaltım hedefine kıyasla üreticilere tanınan bu alan, endüstride oldukça olumlu karşılanıyor.

 

HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA VE 2030 HEDEFLERİNDE YENİ ORANLAR

 

Söz konusu anlaşma sadece 2035 yılını değil, ara hedefleri de kapsıyor. Ortalama otomobil emisyonlarında 2030 yılına kadar yüzde 55 oranında bir azalma talep edilirken, hafif ticari araçlar tarafında bu hedef yüzde 35 seviyesine indirildi. Avrupa Komisyonu'nun önceki teklifinde hafif ticari araçlar için bu oran yüzde 40 olarak belirlenmişti. Ek olarak, çok yıllı uyum planlamaları ve belirli koşulları sağlayan kompakt elektrikli araçlar için ekstra kredi imkânları da taslağa dâhil edildi.

 

DÜZENLEMENİN YASALAŞMA SÜRECİ HENÜZ TAMAMLANMADI

 

Varılan bu son anlaşma, yasama sürecinin bittiği anlamına gelmiyor. Sürece dâhil olan parlamento gruplarının öncelikle kendi pozisyonlarını resmî olarak onaylaması, ardından da Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Birliği üye ülkelerinin nihai yasa metni üzerinde müzakereleri tamamlaması bekleniyor.

 

Bu yasal prosedürler sonuçlanana dek, 2035 yılı için belirlenen sıfır emisyon hedefi yasal taban olmaya devam edecek. Otomotiv markaları daha esnek bir kurallar bütününe göre hazırlıklarını yapsa da bu siyasi uzlaşmayı her tür içten yanmalı aracın kalıcı olacağına dair kesin bir garanti olarak kabul edemiyorlar. Yine de Avrupa otomotiv pazarının geleceği giderek netleşiyor. Avrupa Birliği, katı bir sıfır emisyon politikasından uzaklaşarak, filo emisyonlarını düşürme şartıyla bazı içten yanmalı araçların satışına müsaade eden daha pragmatik bir yapıya doğru geçiş yapıyor.