Türk sinemasının usta oyuncularından Kadir İnanır'ın Haziran 2026'da hayatını kaybetmesinin ardından gündeme gelen miras tartışmalarında yeni bir gelişme yaşandı. İnanır'ın 20 yılı aşkın hayat arkadaşı olan sanatçı Jülide Kural, vasiyetnameye yönelik itirazlar ve sanatçının mal varlığına ilişkin iddialar karşısında sessizliğini bozdu.
T24'ten Sibel Yükler'e konuşan Kural, kamuoyunda gündeme getirilen servet ve değerli eşya iddialarını reddederken hem İnanır'ın vasiyetini hem de aralarındaki ilişkiyi hedef alan açıklamalara tepki gösterdi.
Jülide Kural, Kadir İnanır'ın milyonlarca liralık değerli eşyalardan oluşan büyük bir servete sahip olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. İnanır'ın mal varlığına ilişkin açıklamasında, birlikte yaşadıkları ev, üç eski otomobil ve bankadaki bir miktar birikim dışında büyük bir servet bulunmadığını söyledi.
Özellikle kamuoyunda tartışılan 25 Rolex saat iddiasını kesin bir dille reddeden Kural, sanatçının kurbağa figürlerinden oluşan koleksiyonunun da maddi değil, manevi değer taşıyan küçük eşyalardan meydana geldiğini anlattı.
Kural, miras üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilerin yalnızca maddi varlıkların paylaşımıyla ilgili olmadığını savundu.
Jülide Kural, Kadir İnanır'la uzun yıllar süren birlikteliklerinin resmî nikâhla sonuçlanmaması üzerinden yapılan değerlendirmelere de yanıt verdi. Ekonomik bağımsızlığını her zaman koruduğunu belirten Kural, evlenme konusunda isteksiz olan kişinin kendisi olduğunu açıkladı.
Kural, ilişkilerinin temelinde hukuki statüden ziyade karşılıklı sevgi, güven ve ortak yaşam iradesinin bulunduğunu söyledi.
Kendisinin İnanır'ın servetinden yararlanmak isteyen biri gibi gösterilmeye çalışıldığını savunan Kural, bunun bağımsız bir kadının emeğini ve kişiliğini yok sayan bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Kadir İnanır'ın ölümünün ardından mirasa ilişkin tartışmalar, sanatçının 2022 yılında hazırlattığı vasiyetnamenin ortaya çıkmasıyla başlamıştı. İnanır, 2015 yılında hazırlattığı önceki vasiyetini iptal ederek 9 Mayıs 2022'de İstanbul Beyoğlu 48. Noterliği'nde yeni bir vasiyetname düzenletti.
Devlet hastanesinden alınan sağlık raporu ve iki tanığın katılımıyla hazırlanan belgede İnanır, üç otomobilini, gayrimenkullerindeki hak ve hisselerini, banka ve yatırım hesaplarındaki birikimlerini, koleksiyonlarını, sanat eserlerini, alacaklarını ve telif haklarını Jülide Kural'a bıraktı.
Vasiyetnamede, sanatçının yaşamının belgesel yapılmasına ve adına dernek, vakıf, park veya sanat merkezi kurulmasına yönelik izin hakları da yer aldı.
İnanır ayrıca ölüm tarihinde Kural'ın hayatta olmaması durumunda mirasının Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Nesin Vakfı ve İnsan Hakları Derneği arasında paylaştırılmasını istedi.
Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, daha önce yaptığı açıklamalarda sanatçının sağlık sorunları nedeniyle vasiyetnameyi düzenlediği sırada iradesini sağlıklı biçimde kullanıp kullanamadığının araştırılması gerektiğini savunmuştu. Levent İnanır, dayısının vasiyetnameyi bilinçli şekilde imzaladığından şüphe duyduğunu belirterek hukuki yollara başvuracaklarını açıklamıştı.
İnanır'ın bir diğer yeğeni Gül Bakar ise farklı bir tutum sergilemişti. Bakar, sanatçının kararına saygı duyduğunu ve Jülide Kural'ın yıllar boyunca İnanır'a gösterdiği özen ve fedakârlığa tanıklık ettiğini söylemişti.
Beykoz Adliyesi'nde görülen vasiyetnamelerin açılmasına ilişkin duruşma, bazı mirasçılara tebligat yapılamaması nedeniyle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.
Jülide Kural, miras tartışmalarının arkasında farklı nedenler bulunduğunu da ileri sürdü. Kadir İnanır'ın yaşamı boyunca çevresindeki bazı kişilere maddi ve manevi destek sağladığını belirten Kural, sanatçının sağlık sorunları nedeniyle bu yardımların sona ermesini bazı kişilerin kabullenemediğini savundu.
Kural, İnanır'ın hastalığı sürecinde ve önceki yıllarda hayatlarında bulunmayan kişilerin ölümünden sonra söz sahibi olmaya çalıştıklarını öne sürdü.
İnanır'ın yaşamı boyunca kararlarını kendi iradesiyle aldığını vurgulayan Kural, son vasiyetine de aynı saygının gösterilmesini istedi.
Jülide Kural, sanatçının ölümünün ardından yaşadığı yas sürecinde kendi özel hayatının da hedef alındığını anlattı. Kadir İnanır'ı kaybettikten sonra toparlanabilmek için yaptığı kısa süreli sağlık merkezi ziyaretinin dahi tartışma konusu yapılmasına tepki gösteren Kural, maruz kaldığı açıklamaları psikolojik şiddet olarak nitelendirdi.
Kural, yirmi yılı aşkın birlikteliklerinin ve sanatçı kimliğinin miras tartışmaları üzerinden değersizleştirilmeye çalışıldığını savundu.
Jülide Kural, kişilik haklarını ihlal ettiğini düşündüğü açıklamalara karşı hukuki yollara başvuracağını da duyurdu. Kural, avukatı Bişar Abdi Alınak aracılığıyla kendisine yönelik gerçek dışı beyanlar ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirttiği girişimler hakkında hukuki süreçlerin başlatılacağını açıkladı.
Açıklamasını, Kadir İnanır'la birbirlerine verdikleri güçlü kalma sözünü hatırlatarak tamamlayan Kural, sanatçının yokluğunda yaşadıklarını anlatırken duygusal ifadeler kullandı.
Miras tartışmalarının ardından sanatçı Müjde Ar da Jülide Kural'a destek verdi. Yaklaşık 50 yıllık dostu Kadir İnanır ile Jülide Kural'ın uzun süreli birlikteliğine yakından tanıklık ettiğini belirten Ar, sanatçının ölümünün ardından Kural'ın hedef alınmasına tepki gösterdi.
Müjde Ar, Kural'ın yaşadığı süreci kadına yönelik psikolojik şiddet olarak değerlendirdi. Kadir İnanır'ın manevi mirasının aile içindeki tartışmalara ve televizyon programlarındaki polemiklere indirgenmemesi gerektiğini belirtti.
Ar, sanatçı dostunun yanında olduğunu ve Kural'ın daha fazla incitilmesine karşı çıkacağını ifade etti.