30 Ekim 2026 Cuma ☁️ Kadıköy 14°C
Site Menüsü

5 soruda Aliyev neden Ankara'ya gitmedi?

3 saat önce 1
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Ankara'da düzenlenen zirvesine katılmaması, Bakü-Ankara ilişkilerinin mevcut durumuna ilişkin tartışmalara yol açtı.

Resmi açıklamaya göre Aliyev, önceden belirlenmiş programı kapsamında Azerbaycan'da düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası'nın kapanış ve ödül törenine katılacak.

Azerbaycan'ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.

Ancak hükümete yakın APA ajansı ve diğer iktidar yanlısı medya kuruluşları, Aliyev'in kararını, son haftalarda Türkiye'de Azerbaycan yönetimine yönelik eleştiriler, Ankara'nın bunlara verdiği tepki ve diplomatik karşılıklılık ilkesiyle ilişkilendiriyor.

Peki, Aliyev'in Ankara'ya gitmemesi ne anlama geliyor ve Azerbaycan yönetiminin tutumu neden resmi açıklamalardan çok, iktidara yakın medya aracılığıyla aktarılıyor?

BBC Azerbaycanca Servisi beş soruda derledi.

Hükümet yanlısı medya, bunu Cumhurbaşkanı Aliyev'in önceden belirlenmiş programı ile açıklıyor. Aliyev, Azerbaycan'da düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası'nın kapanış ve ödül törenine katılacak.

Azerbaycan yetkilileri, Aliyev'in Türkiye'ye gitmemesi konusunda başka bir gerekçe açıklamadı.

Ancak hükümete yakın medyada yayımlanan birbirine oldukça benzer analizler, bu kararın aynı zamanda siyasi bir tepki niteliği taşıdığına işaret ediyor.

Türkiye tarafından resmi bir açıklama yapılmasa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirvede isim vermeden "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur" dedi.

Kaynak, Anadolu via Getty Images

APA ajansı, Aliyev'in Ankara'ya gitmemesini daha geniş kapsamlı bir siyasi bağlam içinde değerlendirdi.

Ajansa göre son haftalarda Türkiye medyasında ve sosyal medyada, şu konular üzerinden Azerbaycan ve ülke yönetimine karşı bir kampanya yürütüldü:

APA, bunların münferit eleştiriler değil, Azerbaycan'a karşı yürütülen "sistemli, yönlendirilen ve amaçlı" bir kampanya olduğunu öne sürüyor.

Ajansa göre Ankara'nın bu sürece geç müdahale etmesi Bakü'de rahatsızlık yarattı.

Bu değerlendirmeler resmi devlet açıklaması niteliğinde değil. Ancak iktidara yakın medyanın Aliyev'in Ankara'daki zirveye katılmama kararını böylesine geniş siyasi çerçevede açıklaması, Bakü'nün hoşnutsuzluğunu gayrıresmi yollarla iletmesi olarak yorumlanabilir.

Azerbaycan yönetimine yakın medyada yer alan yorumlara göre rahatsızlığın başlıca sebepleri şunlar:

APA, Türkiye'nin Sinirlioğlu'nun adaylığını henüz resmen açıklamadığını belirterek Azerbaycan'ın destek vermemekle suçlanmasının temelsiz olduğunu savunuyor.

Ajans ayrıca Türkiye'de Azerbaycan büyükelçilikleri önünde düzenlenen protestoları, Azerbaycan yönetimine yönelik sert suçlamaları ve Ankara'nın bunlara geç tepki vermesini de Bakü'nün rahatsızlığının nedenleri arasında gösteriyor.

Türkiye ile ilişkiler Azerbaycan'da resmi düzeyde "stratejik ortaklık" ve "bir millet, iki devlet" anlayışı üzerinden tanımlanıyor.

Bu nedenle Ankara'ya yönelik sert bir resmi açıklama, iki ülke arasında açık bir diplomatik kriz görüntüsü yaratabilir.

Hükümete yakın medya üzerinden verilen mesaj ise Bakü'ye hem rahatsızlığını gösterme hem de bunu resmi devlet politikası seviyesine çıkarmama imkanı veriyor.

Bu yaklaşımın üç olası amacı olduğu değerlendiriliyor:

Benzer kırgınlık ve rahatsızlık mesajları geçmişte Türkiye ve eski müttefik Rusya ile yaşanan gerginlik dönemlerinde de görülmüştü.

Şimdilik bunu bir kriz olarak değerlendirmek için yeterli resmi dayanak yok.

APA da Azerbaycan'ın TDT'den uzaklaşmadığını ve teşkilatın kurucu üyelerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü vurguluyor.

Ajans ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce Azerbaycan'da düzenlenen bazı etkinliklere katılmadığını hatırlatarak diplomatik ilişkilerde karşılıklılık ilkesine dikkat çekiyor. Örnek olarak Erdoğan'ın 2024 yılında Şuşa'da düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi'ne katılmaması gösteriliyor.

Bununla birlikte, APA ve diğer hükümete yakın medya kuruluşlarının kararı geniş kapsamlı bir siyasi bağlam içinde değerlendirmesi, Bakü'nün Türkiye'deki son gelişmelerden duyduğu rahatsızlığın gayriresmi mesajı olarak görülebilir.

Bu mesajın özü şu şekilde özetlenebilir:

Azerbaycan, Türkiye ile yakın ilişkilerini sürdürmek istiyor ancak bu ilişkinin Bakü'nün dış politikasını Ankara'nın siyasi veya ideolojik beklentilerine göre şekillendirmesi anlamına gelmesini kabul etmiyor.

Azerbaycanlı siyaset bilimci Şahin Caferli'ye göre, 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı sonrası Azerbaycan artık kendisini dış desteğe ihtiyaç duyan küçük bir devlet olarak değil, bölgesel ve küresel düzeyde "orta güç" statüsüne sahip bir aktör olarak görüyor.

BBC Azerbaycanca Servisi'ne konuşan Caferli, "Zaferden sonra Azerbaycan artık kendisini eski Azerbaycan olarak görmüyor ve İlham Aliyev de kendisini eski İlham Aliyev olarak görmüyor" dedi.

"Azerbaycan hem bölgesel jeopolitikte hem de küresel ilişkilerde kendisini farklı şekilde konumlandırıyor ve yeni bir oyuncu olarak sunuyor."

İlgili Trendler: ilham aliyev