Müzik dünyasının tanınan isimlerinden Ferhat Göçer, hekimlikten sanatçılığa uzanan kariyerinde yaşadığı zorlukları ve hayatının dönüm noktalarını anlattı. 'Cemre ile TBT' programına konuk olan Göçer, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra müzik hayalini gerçekleştirmek için verdiği mücadeleyi ve yıllarca emek verdiği cerrahlık mesleğinden ayrılma sürecini paylaştı.
Fakülteyi bitirdikten sonra uzmanlık sınavını kazanamadığını belirten Göçer, "O sırada Devlet Opera ve Balesi'nin başında Yekta Kara vardı. Kendisine gittim; 'Hekimlik yapmak istemiyorum, ben sanatçı olmak istiyorum. Üç yıldır burada koroda çalışıyorum, kadro şansım var mı?' dedim. 'Ferhat, kusura bakma, kadro madro yok' dedi. Mecburi hizmete gitmek zorunda kaldım, depresyona girdim" diye konuştu.
Göçer, açıklamalarına şöyle devam etti: Tekrar konservatuvara başlamak, tekrar müziğe dönme heyecanıyla belki normalden, TUS'a çalışırken ben 3-4 kat motivasyonla çalıştım. Güzel bir puanla İstanbul'da genel cerrahi asistanlığını kazandım. Konservatuvara en yakın olan lokasyondaki hastaneyi seçtim ki rahatlıkla sonrasında tekrar konservatuvarda devam edebileyim diye. Sonra da bambaşka yeni bir dönem açıldı hayatımda.
Hekimliği bırakma sürecini anlatan şarkıcı, "2015 yılında artık ikisini birlikte yürütmemem gerektiği kanaatine vardım. Çok kolay bir şey değil; hekimlik yapıyorsunuz, yıllarca oraya da bir emek harcamışsınız. Ben bir şeyleri öyle kolay bırakabilen de bir adam değilim. Hekimlik mesleğinin yüce bir meslek olması vesilesiyle bırakmakta çok zorluk çektim. Ama en son ağlaya ağlaya bıraktım. En ufak bir hata hastanın hayatına mal olabilir. Kendimi sorgulamaya başladığım, herhangi bir yetersizlik riski gördüğüm anda mesleği bıraktım" ifadelerini kullandı.