6 Kasım 2026 Cuma ⛅ Kadıköy 12°C
Site Menüsü

Mekke Anlaşması TBMM'de kabul edildi: Muhalefetin itirazları neler?

54 dakika önce 10
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda oylanarak kabul edildi.

279 milletvekili kabul oyu kullanırken, 119 vekil ret oyu verdi.

Anlaşmaya göre, bir ülkeye yapılan saldırı üç ülkeye de yapılmış sayılacak. Ortak üretim, istihbarat paylaşımı, terörle mücadele ve savunma sanayiinde iş birliği güçlenecek.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman 7 Ağustos'ta imzalamıştı.

Anlaşma, AKP, MHP ve CHP'li vekillerin oylarıyla kabul edildi.

Yeni Parti, İyi Parti, Yeniden Refah Partisi, DEM Parti ve Saadet Partisi ise anlaşmaya karşı oy kullandı.

Hükümet Mekke İttifakı'na gerekçe olarak bölgesel istikrar, kolektif caydırıcılık ve meşru müdafaa gereksinimlerini gösteriyor.

Anlaşmaya karşı çıkan muhalefet partilerinin TBMM Dışişleri Komisyonu ve Genel Kurul toplantıları sırasında gündeme getirdiği eleştiriler arasında ise şu unsurlar yer aldı:

"Anlaşma onaylanmadan uygulandı": Muhalefetin hükümete en önemli eleştirilerinden biri anlaşmanın "daha Meclis'ten onaylanmadan uygulanması" tezi oldu.

Muhalefet, 7 Ağustos'ta imzalanan anlaşma kapsamında birçok toplantıların yapıldığı, Suudi Arabistan'a askeri destek kararının alındığını anımsattı ve bunun "anayasaya aykırı" olduğunu kayda geçirdiğini duyurdu.

Güvenlik riski: Muhalefet sözcülerinin gündeme getirdiği en önemli sorulardan biri Türkiye'nin Mekke İttifakı'na katılarak hangi savunma ihtiyacını karşılayacağı sorusu oldu.

Türkiye'nin bu ittifaka katılarak Pakistan ve Suudi Arabistan'ın karşı karşıya kalacağı çatışma ve krizlere dahil olma riskiyle karşı karşıya kaldığını kaydeden muhalefete göre, söz konusu anlaşma bölgesel istikrardan çok yeni askeri kamplaşmalara yol açacak.

Muhalefet, bu anlaşmayla Türkiye'nin başka ülkelerin çatışmalarında siyasi, askerî ve ekonomik maliyet üstlenen bir konuma sürükleneceğini de savundu.

NATO üyeliğinin verdiği ortak savunma ve caydırıcılık ile ortak güvenlik şemsiyesinin önemine dikkat çeken muhalefet sözcüleri, anlaşmayla Türkiye'nin nasıl bir güvenlik kazanımı sağlayacağı konusunda hükümetin yeterince inandırıcı olamadığını söyledi.

Aynı sözcüler, Husilerin şimdiden Mekke İttifakı ülkelerini tehdit olarak gördüklerine ilişkin açıklamalar yapmaya başladığını, bunun Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığına risk oluşturabileceğini kaydetti.

Tehdit değerlendirmesi: Muhalefetin dikkat çektiği bir unsur da Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın farklı coğrafyalarda konuşlu olduğu ve farklı güvenlik sorunları ve değerlendirmeleri olduğu.

Savunma ittifakı kuran ülkelerin belirli bir tehdide göre bu adımı attıklarını ancak Mekke İttifakı'nda tehdit tanımlaması yapılmadığı da muhalefet partileri tarafından dile getirildi.

"Terör tehdidi": Muhalefetin sorguladığı unsurlar arasında Mekke İttifakı müttefiklerinin "terörle mücadele" konusunda da işbirliğinin nasıl gerçekleşeceği oldu.

Üç ülkenin "terör" tanımlarının farklı olduğu ve buna göre "terör örgütlerini" listeleyip mücadele ettiklerini anımsatan muhalefet sözcüleri, bu konuda nasıl bir yol izleneceği konusunda bir şeffaflığın olmadığını kaydetti.

Yemen'de çatışma: Muhalefetin gündeme en çok getirdiği unsurlardan biri de Suudi Arabistan'a sağlanması olası askeri desteğin niteliği ve yaratacağı riskler oldu.

Bazı muhalefet sözcüleri, bu anlaşmanın tek amacının Yemen'de konuşlu ve İran destekli Husilerin bölgedeki varlığının sonlandırılması olduğunu, bunun da aslında ABD'nin Suudi Arabistan ve İsrail'in güvenliğinin sağlanmasına yönelik planının bir parçası olduğunu söyledi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'nin savaşa taraf yapılmasına, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye Yeni Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz" dedi.

İyi Parti Genel Başkanı Musavvat Dervişoğlu da "Mehmetçiğin Aramco'nun lejyoneri yapılmasına 'Hayır' diyoruz, Mekke Anlaşması'na 'Hayır' diyoruz" ifadelerini kullandı.

NATO yükümlülükleri: Muhalefetin üzerinde özellikle durduğu bir başka unsur da Mekke İttifakı'na katılımın Türkiye'nin NATO öncelikleri ve yükümlülükleri ile çelişme olasılığı oldu.

Muhalefet sözcüleri Türkiye'nin 1952'den bu yana üyesi olduğu NATO'da ikinci büyük orduya sahip bir müttefik olarak önemli yükümlülükleri bulunduğunu hatırlattı.

Sözcüler ayrıca Mekke İttifakı üyelerini etkileyecek olası uluslararası krizlerin Ankara'nın NATO'daki pozisyonunu olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

Üç ülkeyi "çekirdek taraflar" olarak tanımlayan anlaşma 16 maddeden oluşuyor.

Taraflar arasında NATO benzeri bir karşılıklı savunma ve güvenlik işbirliği mekanizması kurulması öngörülüyor:

Ortak savunma taahhüdü:

1. Madde'de taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, tarafların bunları bertaraf etmek maksadıyla "gerekli tüm yöntemleri kullanacakları" belirtiliyor.

2. Madde'de "Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilir" deniyor.

Bir tarafın saldırıya uğraması durumunda, anlaşmaya katılan diğer ülkelerin "karşılıklı yardım imkanlarının tamamını" kullanarak derhal yardım edecekleri belirtiliyor.

Savunma ve askeri işbirliği:

6. Madde'de ortak tatbikatlar ve eğitimler, personel değişimi ve silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirliği artıracak faaliyetler yürütülmesi öngörülüyor.

Savunma sanayii entegrasyonu:

3. ve 7. maddelerde anlaşmaya taraf ülkeler arasında teknoloji transferi, ortak Ar-Ge projeleri, ortak üretim ve savunma sanayii alanında yakın işbirliği yapılacağı kaydediliyor.

Güvenlik ve terörle mücadele:

4. Madde'de, tarafların uluslararası güvenlik konularında "düzenli olarak istişarelerde bulunacakları" ve tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek için bireysel ve ortak tedbirler geliştirmek üzere "sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım edecekleri ve işbirliği yapacakları" kaydediliyor.

5. Madde'de tarafların "terörizmin tüm türlerine karşı operasyonel düzeyde işbirliğini artıracağı" ve "ortak güvenlik değerlendirmeleri yapacağı" belirtiliyor.

İstihbarat paylaşımı:

9. Madde, istihbarat ve güvenlik bilgileri paylaşılmasının önünü açıyor.

10. Madde, savaş, barış veya olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizat desteği sağlanmasını öngörüyor.

8. Madde'de, Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacağı belirtiliyor.

Komite anlaşmanın uygulanmasını yönetecek, yeni üyelerin katılımını değerlendirecek ve merkezi Suudi Arabistan'da olacak bir sekretarya tarafından desteklenecek. İlk genel sekreter Pakistanlı olacak.

Diğer maddelerde tarafların bu anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edeceği ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerebileceği belirtiliyor.

Metinde "Anlaşma, tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez" deniliyor.

Üç ülke, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak.

10 yılın ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.

İlgili Trendler: mekke ortak savunma antlasmasi