6 Kasım 2026 Cuma ⛅ Kadıköy 12°C
Site Menüsü

Bir asırlık göç hikayesi beyazperdede: Dedesinin izini Amerika'da sürdü, mezarını 100 yıl sonra buldu

48 dakika önce 1
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Anadolu'dan Amerika'ya 1900'lü yılların başında yaşanan büyük göç, bir ailenin geçmişine uzanan yolculuk üzerinden beyazperdeye taşındı. Gazeteci ve yönetmen Mesut Gengeç'in hazırladığı "Neden Geldim Amerika'ya - Dedelerimin İzinde" belgeseli, Boston'da düzenlenen film festivalinde dünya prömiyerini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

Yaklaşık 10 yıllık araştırma ve çekim sürecinin ardından tamamlanan belgeselde Gengeç, bir asır önce Amerika'ya göç eden iki dedesinin hikayesinin peşine düşüyor. Türkiye ve ABD'deki arşivleri araştıran yönetmen, aile geçmişine ilişkin belgelere ulaşırken Amerika'da kalan dedesinin mezarını da buluyor.

Belgesel, kişisel bir aile hikayesinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Anadolu'dan Amerika'ya gerçekleşen göçün tarihsel ve toplumsal boyutlarını da ele alıyor.

Belgeselin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Mesut Gengeç'in Amerika'da kalan dedesinin akıbetini öğrenmek için yürüttüğü araştırma oluşturuyor.

Çocukluğunda ailesinden dinlediği göç hikayelerinin izini süren Gengeç, uzun yıllar devam eden araştırmaları sonucunda dedesinin mezarını Massachusetts eyaletindeki Mount Hope Mezarlığı'nda buldu.

Dedesinin mezarına ulaşmasının kendisi için unutulmaz bir an olduğunu belirten Gengeç, yaşadığı duyguları şöyle anlattı:

"Anadolu'dan Amerika'ya yaşanan göç aynı zamanda aile hikayem. Bu göçün her sayfası bambaşka bir hikaye barındırıyor. Gitmeleri, Amerika'ya varışları, oradaki zorlu yaşamları ve dönüşleri..."

Daha önce aynı tarihsel dönemi ele alan "Uzun Yolculuk" adlı belgeseli de hazırlayan Gengeç, yeni yapımında kendi ailesinin geçmişine odaklandığını söyledi.

Amerika'ya göçün çocukluğundan beri dinlediği bir aile hikayesi olduğunu anlatan yönetmen, şunları söyledi:

"Uzun Yolculuk belgeselinde bu göçü çok detaylı olarak işlemiştik. Ama bu göç aynı zamanda benim çocukluğumda dinlediğim masalsı bir hikayeydi. İki dedem ve amcalarım Amerika'nın büyüsüne kapılıp göç eden binlerce kişiden biriydi."

Gengeç, ailesinin geçmişine ilişkin merakının kendisini Amerika'ya uzanan bir araştırmaya yönelttiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dedelerimden biri dönmüştü; ama diğerinin akıbeti ne olmuştu? Amerika'da neler yaşamışlardı? İşte bu soruların peşinden Amerika'ya kadar uzanan bir iz sürdüm. Amerika'da kalan dedemin mezarını bulduğumda ise çok duygulandım."

Belgeselde, 19. yüzyıldan itibaren dünyanın farklı bölgelerinden Amerika'ya yönelen büyük göç hareketlerine de yer veriliyor.

Amerikan nüfus arşivi kayıtlarından aktarılan bilgilere göre, 1900'lü yılların başında Amerika'ya göç edenler arasında yaklaşık 400 bin Osmanlı vatandaşı bulunuyordu. Bunların 50 binini Müslümanlar oluşturuyordu.

"Fırsatlar ülkesi" olarak görülen Amerika'ya daha iyi yaşam koşulları umuduyla giden insanların yolculukları, yeni ülkelerinde karşılaştıkları güçlükler ve memleketlerine geri dönenlerin hikayeleri belgeselin tarihsel arka planını oluşturuyor.

Yapımda göçün yalnızca ekonomik nedenleri değil, geride bırakılan aileler, vatan özlemi, aidiyet duygusu ve gurbet kavramları da işleniyor.

"Neden Geldim Amerika'ya - Dedelerimin İzinde" belgeselinin araştırma ve çekim çalışmaları toplam 10 yıl sürdü.

Belgeselin Türkiye'deki çekimleri Mersin, Bingöl, Malatya, Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirildi.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çekimler ise New York, Washington DC, Massachusetts ve Boston'da yapıldı.

Yapımda bir taraftan göç, vatan, toprak, aidiyet ve gurbet kavramları ele alınırken diğer taraftan insanların toprakla kurduğu bağ ve yeni bir ülkede yaşam mücadelesi anlatılıyor.

Gazeteci Mesut Gengeç'in yönetmenliğini üstlendiği belgesel, 6 Kasım 2026 Cuma günü saat 21.00'de Boston'daki Goethe Enstitüsünde dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Boston'da izleyiciyle buluşacak yapımın proje koordinatörlüğünü Alizhon Shaymardonov üstlenirken müziklerinde Yıldıray Gürgen'in imzası bulunuyor.

Bir asır önce Anadolu'dan Amerika'ya uzanan göç yolculuğunu, ailesinin geçmişini araştıran bir gazetecinin gözünden anlatan belgesel, tarihsel göç deneyimini kişisel hatıralar ve arşiv belgeleriyle bir araya getiriyor.

İlgili Trendler: bir bayram hikayesi