Dünya

ABD-İran anlaşmasına İsrail ne tepki verdi?

15.06.2026 13:12 BBC Türkçe - Dünya
İsrail'de Savunma Bakanı İsrael Katz ve aşırı sağcı diğer iki bakan, İsrail'in Lübnan'dan çekilmeyeceğini söyledi. Üç bakan ABD ve İran arasında varılan anlaşmaya sert eleştiriler yöneltti.

Başbakan Binyamin Netanyahu'dan henüz herhangi bir açıklama gelmezken, Savunma Bakanı Katz, İsrail ordusunun Lübnan'daki askeri varlığını ucu açık bir şekilde sürdüreceğini söyledi.

Anlaşmanın basına sızan maddelerinden birinde "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde kalıcı bir ateşkes" öngörülüyor.

İsrail, ABD-İran anlaşmasının bir parçası değil ve Hizbullah'ın kuzey İsrail'e yönelik saldırılarına karşılık olarak bu örgüte yönelik saldırılarını sürdüreceğinde ısrar ediyor.

Anlaşma duyurusundan birkaç saat sonra açıklama yapan Katz "mevcut ve beklenen baskılara" rağmen, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesine karşı olduğunu söyledi.

Savunma bakanı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile uzlaştıklarını, İsrail ordusunun Lübnan'daki "güvenlik bölgelerinde" ve Suriye ile Gazze'de de "zaman sınırlaması olmaksızın" kalacağını belirtti.

Katz "İsrail'in sınırlarını korumak için tüm terörist altyapıların" imha edileceğini ve İsrail'in bu konudaki pozisyonunu ABD'li muhataplarına bildirdiğini söyledi.

Katz, "İran Lübnan'daki olaylar nedeniyle İsrail'e saldırırsa tam güçle karşılık vereceğiz ve güç farkını açıkça göstereceğiz" diye ekledi.

İki diğer aşırı sağcı bakan da anlaşmayı kınadı ve "ülkelerini bağlamadığını" vurguladı.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Telegram kanalında yaptığı açıklamada, "Trump'ın anlaşması bizi bağlamıyor... biz bu anlaşmanın tarafı değiliz. Güvenliğimizi güvence altına almıyor" dedi.

İsrailli bir yetkili olarak anlaşmaya ilk tepkiyi veren Ben Gvir, "Hizbullah'ın ortadan kaldırılmasından daha azıyla yetinmemeliyiz. Askerlerimizin ele geçirdiği ve terörist altyapısından temizlediği tek bir karış topraktan bile geri çekilmemeliyiz" ifadelerini kullandı.

Maliye Bakanı Bezalel Smotriç de anlaşmayı "İsrail için kötü" diye nitelendirdi.

Smotriç, "Ortak çabalarımız İran'ı zayıflatmada birçok başarı elde etti ve bu başarılar boşuna olmadı. Rejimi kendimiz devirmek için yaratıcı yöntemler kullanarak devam etmeli ve İran'ın asla nükleer silah edinmemesini sağlamalıyız" diye konuştu.

Smotriç ayrıca Lübnan'da daha sert saldırılar düzenlenmesi çağrısında da bulundu.

İran ve ABD arasında arabulucu rolü üstlenen Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif "Her iki taraf da, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti" dedi.

İran, uzun süredir Washington ile müzakere edilen barış anlaşmasının kapsamına Lübnan'ın da eklenmesi konusunda ısrarcıydı.

İsrail ordusu, 14 Haziran Pazar günü erken saatlerde "Hizbullah'ın İsrail topraklarına füze fırlatmasının" ardından Beyrut'un Dahiye mahallesindeki "bir Hizbullah komuta merkezini" vurduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in saldırıları için "olmaması gerekirdi" dedi ve "Özellikle İran'la bir barış anlaşmasına bu kadar yaklaştığımız özel bir günde" diye ekledi.

Reuters Haber Ajansı'nın konuştuğu Tel Avivliler de İran-ABD anlaşmasının fazla yaşamayacağını söyledi. Hatta anlaşmayı "ihanet" diye tanımlayanlar oldu.

27 yaşındaki Tomer Zafrir "Onlarla bir anlaşma imzaladığınızda, bu sadece İsrail ve Amerika'yı yok etme hedeflerini geciktirir. Keşke İsrail ve İran arasında barış olsa... ama bu uzun sürmeyecek. Üzgünüm" dedi.

25 yaşındaki Yael Alon da "Ben kuzeyliyim ve memnun değilim. Bence belki iki yıl, Trump dönemi bitene kadar dayanabilir, sonra aynı şeye geri döneceğiz" diye konuştu.

Bar Natan ise, ajansa verdiği röportajda "Bu kötü bir anlaşma. İran anlaşmaya uymayacak. Aslında, bence bu tamamen İran halkına ve İsrail halkına ihanet çünkü burada sadece Amerikan çıkarları söz konusu" ifadelerini kullandı.