Siyaset

Yeni çözüm süreci: MHP, çerçeve yasa tartışmalarına ne diyor?

26.06.2026 03:00 BBC Türkçe - Siyaset
Kaynak, Muhammed Abdullah Kurtar/Anadolu/Getty Images

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim 2024'te DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşmasıyla ile başlayan ve "terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin üzerinden yaklaşık bir yıl dokuz ay geçti.

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın örgütü fesih ve silah bırakma kararının ardından Meclis'te komisyonunun raporunu tamamlamasıyla ilerleyen süreçte iktidar partisi "temkinli" bir yaklaşım benimsedi.

Bahçeli'nin ise açıklamalarıyla "yol açıcı, istikamet çizici" bir rol üstlendiği yorumları yapıldı.

Gelinen noktada, sürecin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasanın TBMM'ye sunulması tartışılıyor.

Ancak Bahçeli, son iki haftadaki grup toplantılarında "Terörsüz Türkiye" konusunda iç gündeme dair yönlendirici bir yorum yapmadı.

MHP'li bazı yöneticiler bunu yoğun gündemine ve o günlerde öne çıkarmayı tercih ettiği konulara bağlıyor. Ancak kimi zaman hasta yatağından dahi süreçle ilgili mesaj veren Bahçeli'nin bu tutumunu parti içinde farklı yorumlayanlar da var.

Bahçeli'nin süreçle ilgili şimdiye kadar çok net mesajlar verdiğini belirten bazı isimler Bahçeli'nin "suskunluğuyla" da iktidar partisine mesaj verdiğini savunuyor ve şu yorumu yapıyor:

"Siyaset sadece konuşarak yapılmaz. Konuşmayarak da yapılır ve öyle bir zamanlama yaparsınız ki, mesajınız bazen konuşmanızdan daha etkili hale gelir."

Bu tutumun iktidar partisinde de karşılık bulduğunu savunan bazı parti yöneticileri, hafta başından bu yana çerçeve yasayla ilgili AKP yöneticilerinin art arda yaptığı açıklamalara işaret ediyor.

Bu isimlere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasıyla ilgili "Yetiştirebildiğimiz kadar yetiştireceğiz" açıklaması da buna dahil.

MHP kaynaklarının verdiği bilgiye göre AKP, çerçeve yasa taslağını henüz MHP'ye iletmedi.

Görüşmelerin sürdüğünü belirten bir parti yöneticisi çerçeve yasa ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.

Çerçeve yasa taslağı üzerinde çalışan AKP, başlangıçtaki "Önce silah bırakmanın teyit ve tespiti yapılsın, sonra çerçeve yasa çıkarılsın" yaklaşımını esnetti.

Çerçeve yasanın Meclis'e getirilmesi halinde, silah bırakma süreciyle eş zamanlı yürüyecek bir teyit ve tespit mekanizması oluşturulması ya da yasanın yürürlüğünün bu koşula bağlanması seçenekleri üzerinde duruluyor.

MHP ise "Son silah teslim edilmeden yasa çıkarılamaz" yaklaşımıyla ilerleme sağlanamayacağı görüşünde.

Örgütün fesih ve silah bırakma kararını açıkladığına işaret edilerek çerçeve yasanın Meclis'e sunulmasının örgütün silah bırakma sürecini de hızlandıracağını savunuluyor.

MHP kurmayları bu konuda şu yorumu yapıyor:

"Önemli olan burada iç cepheyi tahkim etmek. Bu, toplumun büyük bölümünde karşılık buldu. Yasayı hazırlarsın, Meclis Başkanlığı'na sunarsın, dünyaya ilan edersin. Bu stratejik olarak da önemli bir hamle olur. Çünkü PKK'nın ve diğer bölücü yapıların dayanakları tamamen çöker. Ondan sonra bırakmayanın da tepesine binersin, herkes sana aferin der."

MHP kulislerinde, sürecin artık bir "devlet politikası" haline geldiği ancak bürokraside ve hatta AKP içinde bir "ayak direyen kesim" bulunduğu, yasal düzenlemenin bu nedenle de geciktiği ifade ediliyor.

MHP'nin bir başka endişesi ise sürecin seçim takvimine sıkıştırılması olasılığı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'ın 17 Haziran'da TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma bu anlamda dikkat çekici bulunuyor. Akçay, yoğun siyasi gündem içinde ön plana çıkmayan açıklamasında özetle şu görüşleri dile getirdi:

"Bürokrasi devleti taşır ama devletin ruhunu tayin edemez. Bürokrasi uygular fakat istikamet çizemez. Bürokratik akıl kendisini devlet aklının yerine koymaya başladığında devletin ufku daralır, siyaset dosyaya, millet istatistiğe, beka teknik prosedüre indirgenir...

"Devlet aklı seçim takvimine sıkışmaz, manşetlerin rüzgârıyla savrulmaz, bürokratik ezberlere teslim olmaz. Devlet politikasına dönüşen Terörsüz Türkiye konusuna da bakışımız bu yöndedir. Devlet aklının yüce Meclisimizden çıkacak kanunlara yansımasına da bu çerçevede bakıyoruz."

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, "mutlak butlan" kararıyla fiilen bölünen CHP'nin alacağı tutum da MHP tarafından yakından izleniyor.

Parlamento aritmetiğine göre AKP ve MHP'nin çerçeve yasayı Meclis'ten geçirmesi konusunda bir sorun bulunmuyor. Ancak MHP, süreçle ilgili atılan adımların kalıcılaşması ve geniş toplumsal kesimler tarafından kabul görmesi açısından CHP'nin desteğini önemsiyor.

Özgür Özel'in CHP Genel Başkanlığı döneminde sürece destek verdiği anımsatılarak, CHP'nin bu tutumunda önemli bir değişiklik olması beklenmiyor.

Ancak bazı MHP kurmayları, Özel'in CHP'den ayrılması halinde kuracağı yeni partinin rotasının görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Özel yönetiminin İYİ Parti ve Zafer Partisi ile iş birliğine yönelmesi halinde, bunun muhalefet seçmeni içinde yeni ayrışmalara yol açabileceği değerlendiriliyor.