20 Eylül 2026 Pazar ⛅ Kadıköy 25°C
Site Menüsü

Uzmandan Alzheimer uyarısı: Türkiye’de vaka sayısı 2,5 katına çıkabilir

1 saat önce 1
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, hastalığın dünya genelinde giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 57 milyon kişi demansla yaşıyor ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ortaya çıkıyor. Alzheimer ise demans vakalarının yüzde 60-70'ini oluşturuyor.

Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payının 2050’de yaklaşık yüzde 23’e ulaşmasının beklendiğini belirten Gömceli, yaşlanmanın Alzheimer vakalarındaki artışın temel nedenlerinden biri olacağını söyledi.

"Unutkanlığı yaşlılığa bağlayıp geçmeyin": Uzmanından 600 bin hastayı ilgilendiren kritik alzheimer uyarısı!

Gömceli, mevcut projeksiyonların hastalığın gelecek yıllarda Türkiye’nin önemli halk sağlığı sorunlarından biri olabileceğine işaret ettiğini ifade etti.

Alzheimer’ın yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını vurgulayan Gömceli, hastalığın ilerleyici bir nörodejeneratif süreç olduğunu belirtti. Başlangıçta unutkanlık, kelime bulmada güçlük veya eşyaların yerini karıştırma gibi belirtiler görülebilirken, ilerleyen dönemde kişinin günlük yaşamını bağımsız şekilde sürdürmesi zorlaşabiliyor.

Hastalığın kesin nedeninin tam olarak ortaya konulmadığını belirten Gömceli, beyinde beta-amiloid ve tau proteinlerinin birikiminin sinir hücrelerinde hasara yol açan süreçlerle ilişkili olduğunu aktardı.

65 yaş ve üzeri olmak en güçlü risk faktörü olarak öne çıkarken, aile öyküsü ve bazı genetik özellikler de riski etkileyebiliyor. Ancak genetik yatkınlığın tek başına hastalığın gelişeceği anlamına gelmediği belirtiliyor.

Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite ve kalp-damar hastalıklarının yanı sıra fiziksel hareketsizlik, sigara, aşırı alkol tüketimi, sosyal izolasyon, işitme kaybı, kafa travmaları ve hava kirliliği de değiştirilebilir veya yönetilebilir riskler arasında yer alıyor.

Gömceli, demansı kesin olarak önleyen bir yöntemin bulunmadığını ancak bazı risklerin azaltılmasının hastalığın ortaya çıkışını geciktirmeye katkı sağlayabileceğini söyledi.

Bu kapsamda haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılması, Akdeniz veya DASH tipi beslenme düzeninin tercih edilmesi ve tansiyon, kan şekeri ile kolesterolün kontrol altında tutulması öneriliyor.

Düzenli kitap okumak Alzheimer riskini azaltıyor

Sosyal ve zihinsel açıdan aktif kalmak, yeterli uyumak, işitme ve görme sorunlarını takip ettirmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak, stresi yönetmek ve kafa travmalarından korunmak da risk azaltmaya yönelik adımlar arasında gösteriliyor.

Uzmanlar, unutkanlıkla birlikte kelime bulma güçlüğü, yön bulmada zorlanma veya belirgin davranış değişiklikleri görülmesi halinde nöroloji uzmanına başvurulmasını öneriyor.

Gömceli, erken dönemde başlanan destek ve tedavilerin hastalığın seyrini yavaşlatabileceğini ve yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini belirtti.