22 Ekim 2026 Perşembe ⛅ Kadıköy 17°C
Site Menüsü

Fon kanun teklifi Meclis'ten geçti: PBLK neden tartışılıyor?

1 saat önce 11
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Dokuz maddelik kanun teklifi 21 Ekim'de Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlandı ve ilk beş maddesi aynı gün kabul edildi.

TBMM'de kabul edilen düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye kararı verdiği ve tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonların "adil ve şeffaf şekilde" tasfiye edilmesini, fonlardan hukuka aykırı çıkarıldığı tespit edilen varlıkların geri kazanılmasını ve bu değerlerin yatırımcılara ödenmesini amaçlıyor.

Tasfiye süreci SPK'nın gözetiminde yürütülecek; fon pay sahipliği ise Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ kayıtları esas alınarak belirlenecek.

Kanuna göre SPK'nın belirleyeceği fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarları dikkate alınarak ara ödeme yapılabilecek.

Ayrıca yatırımcılara, şartların oluşması halinde, nihai ödemeden düşülmek üzere en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Bu ödemelerde yatırımcıların "net yatırım tutarı" esas alınacak.

Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak.

Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.

Teklifin üçüncü maddesinde AKP önergesiyle değişiklik yapıldı.

Bu değişikliğin odağında 'PBLK' olarak görülen iade taleplerinin tasfiye sürecine dahil edilmesi var.

PBLK, gerçekleşmemiş fon işlemlerine ilişkin blokaj hesabı için kullanılan tanımlama.

17 Eylül 2026 ve öncesinde satış talimatı veren ancak fonların temerrüde düşmesi veya fiyatının açıklanmaması nedeniyle, işlemleri gerçekleştirilemeyen yatırımcılar PBLK'ya kalmıştı.

Değişiklikle birlikte bu yatırımcıların da fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabi olması öngörüldü.

Bazı milletvekilleri bu durumun yaklaşık 200 bin yatırımcıyı etkilediğini savundu, bazıları da değişikliğin geç saatte Meclis'e sunulmasına tepki gösterdi.

Önerge, teklifin ilk beş maddesiyle birlikte kabul edildi.

PBLK, Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde kullanılan ve "TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı"nı ifade eden bir kayıt türü.

Normal şartlarda bir yatırımcı fon satış talimatı verdiğinde, işlem tamamlanana kadar payları geçici olarak bu hesapta bloke durumda görünebiliyor.

Ancak 17 Eylül 2026'da bazı fonların tasfiye sürecine girmesiyle birlikte çok sayıda yatırımcının satış işlemi tamamlanamadı.

Buna, bazı fonlarda katılma payı fiyatının açıklanamaması ve bazı fonların ödeme yükümlülüklerini yerine getirememesi gerekçe olarak gösterildi.

Tartışmaların merkezinde fonunu satmak için talimat vermiş ancak işlemi tamamlanmamış yatırımcıların "alacaklı" mı yoksa "fon pay sahibi" mi kabul edilmesi gerektiği sorusu var.

Ayrım yatırımcıların parasının ne kadarını, ne zaman alacağı ve hangi yasal yollara başvulabileceği açısından önemli.

Değişiklikle bu kişiler "fon pay sahibi" olarak tasfiye sürecine dahil edildi.

Düzenlemeye itiraz eden muhalefet vekilleri ise satış emri verilmiş yatırımcıların alacak hakkının doğduğunu savunuyor.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Meclis'te görüşülen düzenlemenin tamamlanmış fon satışlarını etkilemeyeceğini açıkladı.

SPK'ya göre, yalnızca satış talimatı verilmiş olması işlemin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Bunun için paranın yatırımcının hesabına geçmesi ve fon paylarının hesabından çıkarılması gerekiyor.

SPK, bu işlemleri tamamlanmayan yatırımcıların halihazırda 455 bin 758 pay sahibi arasında bulunduğunu ve diğer fon sahipleriyle eşit koşullarda ödeme alacaklarını belirtti.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler satış talimatı verilmesinin tek başına işlemin tamamlandığı anlamına gelmediğini söyleyerek önergeyi savundu.

Güler, 21 Ekim gecesi TBMM'de yaptığı konuşmada, ilgili portföy şirketlerinde bazı işlemlerde temerrüt oluştuğunu, bazılarında ise fonun fiyatının oluşmadığını belirterek, "Siz talimat vermiş olsanız bile hisseniz satış değeriyle beraber nihai evre oluşmadığı müddetçe siz o fonun yatırımcısı olarak devam ediyorsunuz" dedi.

Yatırımcıların verdiği satış talimatının TEFAS'ta kayıt altında bulunduğunu dile getiren Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak bunun nihai evrede sonuçlanabilmesi için bir temerrüt durumunun oluşmaması ve aynı zamanda bir değerinin ortaya çıkması gerekiyor. Bu süreçteyken SPK bu portföy şirketleriyle ilgili işlem tesis etmiş ve karar almış. O zaman bunun hukuki statüsü nedir? Bunu izah ediyoruz"

Güler, öncelikle yatırımcılara belirli bir tutarda ödeme yapılmasının, ardından fon varlıkları nakde çevrildikçe ödemelerin sürdürülmesinin hedeflendiğini söyledi. "Amacımız bu. Bu kanun da bunu sağlıyor" ifadelerini kullandı.

Güler'in açıklamalarında muhalefetten tepki geldi.

Meclis'te önergeyi eleştiren Gökhan Günaydın, daha sonra X hesabından yaptığı açıklamada, "AKP, Fon Kanunu'na geceyarısında eklediği bir önergeyle, 450 bin mağdurdan 250 bin vatandaşın alacaklarına çökmektedir" dedi.

"SPK Kanunu'nun 79. Maddesi takasın kesinliği ilkesine dayanmaktadır" diyerek önergenin bu ilkeyle çeliştiğini savundu.

"Temerrüdün ya da fiyat oluşmamasının nedeni vatandaş değil, asrın soygununun AKP'li aracı kurumları ve bunları denetlemeyen AKP'nin bürokrasisi, SPK, Borsa İstanbul ve diğer kuruluşlardır" dedi.

"Verilen önergeyle, 250 bin mağdura; taleplerinizden vazgeçin, buradan alabileceğiniz beş kuruş yoktur, alacaklarınız yerine bir bardak su için denilmektedir" ifadesini kullandı.

Günaydın ayrıca 17 Eylül'de işlem yasağı getirilmeden önce toplam 441 milyar liralık fon satışı gerçekleştirdiği söylenen 441 kişinin kim olduğunun açıklanmasını talep etti.

Genel Kurul'da itirazlarını dile getiren DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen ve İyi Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz da düzenlemenin bazı yatırımcıların kazanılmış haklarını olumsuz etkileyebileceğini savundu.

21 Ekim'de dokuz maddelik kanun teklifinin ilk beş maddesi kabul edildi.

TBMM'de kabul edilen düzenleme, SPK'nın tasfiye kararı verdiği ve tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonların "adil ve şeffaf şekilde" tasfiye edilmesini, fonlardan hukuka aykırı çıkarıldığı tespit edilen varlıkların geri kazanılmasını ve bu değerlerin yatırımcılara ödenmesini amaçlıyor.

Tasfiye süreci Sermaye Piyasası Kurulu'nun gözetiminde yürütülecek; fon pay sahipliği ise Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ kayıtları esas alınarak belirlenecek.