20 Eylül 2026 Pazar ☀️ Kadıköy 20°C
Site Menüsü

Alihan Kuriş soruşturmasında son gelişmeler neler?

1 ay önce 47
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

"Çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma" gibi suçlamalarla yürütülen Alihan Kuriş soruşturması kapsamında 29 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. 23 şirkete de kayyum atandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "Alihan Kuriş suç örgütüyle" bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişiler ile şirketlere ilişkin 20 Eylül'de yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada bu kişi ve şirketlerin "örgütün yurtiçi ve yurtdışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğunun" tespit edildiği belirtildi.

Ayrıca şüphelilerin Türkiye'deki "seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına" ilişkin bulguların da soruşturma dosyasına girdiği kaydedildi.

Bu konudaki incelemenin devam ettiği açıklandı.

Bulgular, soruşturmada elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer delillere dayandırıldı.

MASAK incelemelerine göre 100 milyar TL'yi aşan tutar çeşitli yöntemlerle yurtdışına çıkarıldı.

Ağustos ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan 38 kişiden 32'si tutuklanmıştı.

Tutuklananlar arasında Süleymancılar olarak bilinen cemaatin liderliğini yapan Alihan Kuriş de var. Kuriş soruşturmada örgüt lideri olmakla suçlanıyor.

Gözaltına alınan altı kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Diğer yandan Kuriş'in hakkında gözaltı kararı bulunan kardeşi H.T. Kuriş ile ilgili arama çalışmalarında tek bir adreste kaynağı belirsiz 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın ele geçirildiği bildirildi.

'nin gördüğü ifade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunların bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Savcılık toplam 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurmuştu.

Soruşturma kapsamında 17 ilde, toplam 123 adreste arama yapıldığı kaydedildi.

Savcılık kaynakları, soruşturmanın dini faaliyetlerle ilişkisi bulunmadığını da duyurdu.

Başsavcılığın açıklamasında, soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü belirtildi.

Buna göre suç örgütü adı verilen yapıyla mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi.

Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer alıyor.

Yurtdışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddialar arasındaydı.

MASAK incelemelerinde, 100 milyar TL'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurtdışına çıkarıldığı tespiti yer almıştı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NTV yayınında, Alihan Kuriş'in 2016'da liderliği almasıyla "faaliyetler daha gizli yürümeye başladı" dedi.

Cemaatin Köln'de 70 milyon dolarlık bir genel merkez yaptığını ve faaliyetlerin buraya kaydırılacağının değerlendirildiğini söyledi.

Çiftçi operasyonun üzerinde uzun zamandır çalışıldığını da kaydetti.

Cemaate yönelik operasyona sosyal medyadan tepkiler gelmeye devam ediyor.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, operasyonun, "öncekiler gibi, hukuk ilkelerinin eşit uygulanmasından ziyade 'seçici bir yargı pratiği' görüntüsü verdiğini" söyledi.

"Elbette usulsüzlük varsa soruşturulmalıdır ve hukuka aykırı her faaliyetin üzerine gidilmelidir" diyen Çalışkan "MASAK denetiminin bir iktidar sopası olmaktan çıkarılması ve bütün kişi, kurum ve yapılar için aynı ölçüde işletilmesi" gerektiğini savundu.

Furkan Hareketi'nin kurucusu Alparslan Kuytul sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, operasyonun Süleymancılar olarak bilinen oluşumun muhalefeti desteklediği için gerçekleştirildiğini öne sürdü.

"Suç varsa da yoksa da onu ben bilemem" diyen Kuytul, "Suç olmasa da bu yapılacaktı" görüşünü savundu.

Kamuoyunda Cüppeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü X hesabından yaptığı açıklamada, "AK Parti hükümeti asla Müslümanlara ve tasavvuf ehline zulüm yaparak baskın yapan bir yönetim şeklini benimsememiştir" diyerek operasyonu savundu.

Cemaatin AKP'ye oy vermediği için operasyon yapıldığı iddialarına karşı çıkan Ünlü, Süleymancılar cemaatinde yaşandığı öne sürülen "bozulmanın", kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın yetiştirdiği ve tarikatın usulünü bilen deneyimli hocaların yönetimden uzaklaştırılmasıyla başladığını iddia etti.

Buna göre zamanla liyakat ve ilmi yeterlilik yerine soy bağı ön plana çıkarıldı. Cemaat yönetiminin bugün çeşitli usulsüzlük ve gayrimeşru faaliyetlerle anılır hale geldiğini ileri sürdü.

Benzer bir sürecin İsmailağa Cemaati'nde de yaşanabileceği görüşünü dile getirdi.

Cemaatin ilk lideri, Süleyman Hilmi Tunahan, ya da takipçilerinin tabiriyle "Süleyman Efendi Hazretleri"ydi.

Tunahan, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen dini oluşumun temellerini atan isimdi.

Bu oluşum bugün de çalışmalarına yaygın bir şekilde devam ediyor.

Tunahan'ın 1959'da ölümünün ardından cemaatin başına damadı Kemal Kacar geçti.

Cemaatin başına Kacar'ın 2000'de ölümünün ardından Tunahan'ın torunu Arif Ahmet Denizolgun, onun 2016'da ölümünün ardından da yine Tunahan'ın bir başka torunu Ali Erhan (Alihan) Kuriş geçti.

Süleymancılar aslında cemaate dışarıdan verilen bir isim.

Cemaattekiler ise "Süleymanlılar" veya "Süleyman Efendi'nin talebeleri" gibi tabirleri tercih ediyor.

Birçok uzmana göre genel olarak cemaatler için geçerli olan içe kapalı olma durumu bu grup için de geçerli ancak bazı cemaatlere göre daha da kapalı görünüyorlar.

Cemaat için halk arasında "kapalı kutu" tanımı sık sık kullanıyor.

İlgili Trendler: alihan kuris