18 Eylül 2026 Cuma ☁️ Kadıköy 23°C
Site Menüsü

Tatil dönüşü sendromuna karşı uzmanından öneri: Rutine kademeli dönün

1 saat önce 1
Şimşek AI Bu haberi sadece üç cümle ile özetleyebilir.
Özetlemek için buraya basın

Tatilin ardından işe, okula ve günlük sorumluluklara yeniden adapte olmak bazı kişiler için zaman alabiliyor. Psikolog Dilara Dalyan, tatil sonrasında görülen isteksizlik, halsizlik ve odaklanma güçlüğünün çoğunlukla geçici bir uyum süreci olduğunu belirterek, rutine bir anda değil kademeli şekilde dönülmesini önerdi.

Dalyan, “tatil dönüşü sendromu” olarak adlandırılan bu durumun tek başına bir hastalık ya da psikiyatrik tanı olmadığını ifade etti. Tatilde daha esnek bir yaşam temposuna alışan kişinin yeniden yoğun sorumluluklarla karşılaşmasının motivasyon ve ruh hali üzerinde geçici etkiler yaratabileceğini söyledi.

Tatil sırasında geç saatlerde yatıp daha geç kalkmanın, işe veya okula dönüşle birlikte erken uyanma zorunluluğuyla çakışabileceğini belirten Dalyan, bunun uyum sürecini zorlaştırabileceğini kaydetti.

Uyku saatlerindeki bu değişimin “sosyal jet-lag” olarak tanımlanan bir duruma yol açabileceğini belirten Dalyan, yetersiz veya kalitesiz uykunun gün içinde motivasyon düşüklüğü, öfke ve dikkat sorunlarına neden olabileceğini aktardı.

Tatil boyunca sosyal medya, e-posta ve iş bildirimlerinden uzaklaşan kişilerin dönüşte bir anda yoğun dijital trafiğe maruz kalmasının da zorlayıcı olabileceğini belirten Dalyan, bunun aşırı uyarılma ve tükenmişlik hissini artırabileceğini söyledi.

Uzman, özellikle işe dönüşün ilk günlerinde biriken tüm görevleri aynı anda tamamlamaya çalışmak yerine yapılacakların önem sırasına konulmasını önerdi. Kısa molalar vermek, yürüyüş yapmak ve iş arkadaşlarıyla kısa sosyal molalar geçirmek de geçiş sürecini kolaylaştırabilecek adımlar arasında gösterildi.

Tatil sonrası adaptasyon güçlüğünün herkes için aynı olmadığını belirten Dalyan, uzun süredir iş veya okul kaynaklı stres yaşayan, günlük yaşamından yeterince memnun olmayan ve mükemmeliyetçi özellikler taşıyan kişilerin dönüş sürecini daha yoğun yaşayabileceğini ifade etti.

Özellikle birikmiş işlerin tamamını kısa sürede bitirme çabasının kişiyi daha fazla zorlayabileceğini söyleyen Dalyan, ilk günlerde yüzde 100 performans beklentisi oluşturulmaması gerektiğini vurguladı.

Dalyan, mümkünse tatilin son saatlerinde eve dönüp ertesi gün doğrudan işe başlamak yerine araya bir “tampon gün” konulmasını önerdi.

Bu sürenin uyku düzenini toparlamak, ev ve günlük rutinlere dönmek ve işe başlamadan önce zihinsel olarak hazırlanmak açısından yararlı olabileceğini belirten Dalyan, tatil sonrasında da küçük keyif alanlarının korunmasının önemli olduğunu söyledi. Akşam saatlerinde veya hafta sonlarında yapılacak kısa ve keyifli aktivitelerin kişinin dinlenme ihtiyacını günlük yaşamın içine taşımasına yardımcı olabileceğini ifade etti.

Tatil sonrası yaşanan isteksizlik ve çökkünlüğün genellikle bir ila iki hafta içinde azalmasının beklendiğini belirten Dalyan, belirtilerin uzaması halinde profesyonel destek alınması gerektiği uyarısında bulundu.

Dalyan, iki haftadan uzun süren çökkünlüğe yoğun umutsuzluk, öz bakımda belirgin azalma, yataktan kalkmakta zorlanma veya hiçbir şeyden zevk alamama gibi durumların eşlik etmesi halinde bunun yalnızca geçici bir tatil dönüşü uyum güçlüğü olmayabileceğini söyledi.

Uzman, tatil sonrasında kişinin kendisine zaman tanımasının, uyku düzenini yeniden kurmasının, sorumluluklarını önceliklendirmesinin ve günlük yaşamda küçük dinlenme alanları oluşturmasının dönüş sürecini kolaylaştırabileceğini belirtti.